• DOLAR
    6,8685
  • EURO
    7,7270
  • ALTIN
    392,47
  • BIST
    1,1245
İsmail Şen
İsmail  Şen
info4@basingazetesi.net
BASIN GAZETESİNDEKİ İLK YAZIM
  • 0
  • 24 Şubat 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Din ve Tanrı’ya Dair Denemeler

Bu yeni oluşumda beni de aralarında görmek isteyen ve yazmama vesile olan değerli arkadaşlarım Ozan Ertuğrul, Kaan Bingül ve Bandırma Gazeteciler Cemiyetine teşekkür ederim. Baştan belirtmek isterim ki yazılarımda yerel siyasi konular, gündelik saplantılı ideolojik polemikler bulunmayacaktır. İlgi duyduğum ‘’felsefe, mitoloji, din’’ gibi alanlarda yazmaya gayret göstereceğim.

Görüş ve düşüncelerimin, belirli bir uzmanlığın değil de cesaret-i cahiliyetin bir yansıması olarak yer alacağını peşinen belirtmek isterim. Saymış olduğum: felsefe, mitoloji, din gibi disiplinlerde herhangi bir tahsilim bulunmamaktadır. Bir alaylı olarak okuduklarımla doğru orantılı denemeler kaleme almaya çalışacağım. Bu aralar zihnimi toplumdaki din ve tanrı tasavvurları meşgul ediyor ve konuya ilişkin okumalar yapıyorum.

Tesadüf şu ki yakın zamanlarda Dücane Cündioğlu’nun katıldığı bir programa denk geldim ve şöyle bir şey söyledi; ”Din bu ülkede hep aşağılandı, hiç eleştirilmedi” Ben bu sözü çok önemsedim. Eleştiriye gerçekten çok ihtiyacımız var. Korkmadan sorgulamaya, anlatmaya, tartışmaya ihtiyacımız var. İnançları hakir görmeden, aşağılamadan…

Bu uğurda kapsamlı bir okuma programı yaptım. Okunacaklar arasında kimler var:

Gazali, Mâtürîdî, İbn Arabi, Kindi, ibn Rüşd, Farabi, Fazlur Rahman, Ali Şeriati, Molla Sadra, Muhammed Esed, Hüseyin Atay, Metin Yasa, Şaban Ali Düzgün, Mustafa Öztürk, Ludwig Feuerbach, Hilmi Ziya Ülken, Cemil Sena Ongun, Karen Armstrong, Arif Tekin, Turan Dursun, İlhan Arsel gibi…

Abartıyor gibi görülebilirim ama sağlam ve bütünlüklü bir şeyler ortaya koyabilmek için çapraz okumalar yapmak gerekiyor. Örneğin: yalnızca Turan Dursun, İlhan Arsel okuyarak tek yanlı bir din bilgisine sahip olabilir, dine karşı saldırgan bir üslup yakalayabilirsiniz. Bu arzu ettiğim bir yöntem değil, ayrıca ben aşağılamak ve hakir görmekten ziyade dinin eleştirisini yapmak istiyorum.

Bu sebeple geleneksel dini anlayışı anlama açısından Gazali’nin eserlerine ihtiyacım var. Akılcı ekolü anlayabilmek için Mâtürîdî ve Hüseyin Atay, din felsefesi açısından Kindi, İbn Rüşd, Farabi, Metin Yasa. Tarihselci ekolü incelemek için başta Fazlur Rahman ve Mustafa Öztürk. Varlık ve Oluş kitabıyla Hilmi Ziya Ülken ve son olarak Tanrı Anlayışı ve Hz. Muhammed’in Felsefesi kitaplarıyla Cemil Sena Ongun da benim nazarımda okunması elzem isimler…

Yazının ikinci paragrafında da değindiğim gibi zihnimi bu aralar ”tanrı ve din” tasavvurları meşgul ediyor etmesine ama bu durum sürekli aynı konu üzerine yazacağım anlamına da gelmiyor.

Yazacağım uzun soluklu denemelere ilişkin meramımı yeterince anlatabilmişimdir umarım. Metnin bundan sonraki kısmı ayrı bir yazı olarak da ele alınabilirdi ama devam etmeyi uygun gördüm.

Birbiriyle bağıntılı konular numaralandırılarak Basın Gazetesinde yer alacaktır.

I. BÖLÜM

Tanrı, Allah, Rab, Mevla, God, Theos, Deus

Ana dilimde yaratıcıya Tanrı dediğimde bazılarının tuhaf bir bakışı oluyor. Onun yerine; Allah, Rab, Mevla biçiminde söylediğimde ne hikmetse garip karşılanmıyor. Hâlbuki her toplum, yaratıcısının adını kendi anadilinde koymuştur. Allah, Arap toplumunun tasavvur ettiği aşkın yaratıcı güce verdiği

isimdir. Varolan hiçbir şeye benzemeyen varlığa, anadili Türkçe olan birinin, ‘’Tanrı değil, Allah diyeceksinizi’’ dayatması da amiyane tabirle bilgisizlik, bir çeşit cahilliktir.

Toplumdan topluma yaratıcının ismi değiştiği gibi algılanış biçimi de birbirinden ayrılır; Tengri-Tanrı – Türkçe, Allah-Arapça, Elohim-İbranice, Deus-Latince, Theos-Yunanca…

Tengri gökyüzü anlamındadır. Gök Tanrı inancını işaret eder, Tengri’nin Tanrıya dönüşümü Allah’ın Türkçeleşmesidir diyebiliriz. Allah, Sami dilinde yükselmek kökünden gelir, Tengri ile benzer bir çağrışım yapar. Deus ve Theos ise bana pagan, antik felsefi bir çağrışım yapıyor. (Allah isminin özel, Tanrı ismininse genel olduğu savı tartışmalı bir konudur. ”Tanrı” dediğimde eşi ve benzeri olmayan yaratıcıyı ifade ediyorum. Eğer cümle içerisinde tanrı olarak, yani baş harfini küçük yazıyorsam genel bir ifade kullanmış oluyorum.)

Tanrı denildiğinde ürperen kitlenin bilinçaltında, ‘’Allah’ın Arapça konuştuğu, cennetin dilinin dahi Arapça olduğu’’ düşü hâkim. Allah muhafaza, O’na Tanrı dersek günaha girebiliriz. O sebeple askerimizin yemek duasını bile değiştirdik. ‘’Tanrımıza hamdolsun’’ demiyoruz da ‘’Allah’ımıza hamdolsun’’ diyerek yaratıcının şanını kurtarmış oluyoruz…

Böylesine anlamsız çıkarımlara binaen;

‘’Vaat edilen cennet dahi o halde Arap’ın cennetidir’’ diyebiliriz. Basit bir soru: Tanrı, Arap dilini dayatarak nasıl evrensel olabilir? Tanrıyı Arapça konuşan, cennetin dilini dahi Arapça olarak tasavvur edenler, İslam’ın evrensel olduğunu nasıl savunabiliyorlar?

Böylesine basit sorularda dahi afallayan din hamileri, din zabitliği yapmak yerine kutsalı yeniden yorumlamak mecburiyetindedir.

Ne derlerse desinler ben kimseye dayatma yapmadan ‘’Tanrı’’ demeyi tercih edeceğim. İster God deyin isterseniz Allah, Mevla, Rab hepsi aynı kapıya çıkıyor. Nitekim O, varlığını Kuran’da; ‘’varolan hiçbir şeye benzemeyen varlık’’ olarak niteliyor. Bu yüzden Allah yerine Tanrı dediğim için güceneceğini de sanmıyorum. Aksi halde tasavvur edilen Tanrı, ‘’ismi yanlış telaffuz edildiğinde öfkelenen bir çocuğun çehresine benzer bir niteliğe sahip olacaktır.’’ Fazlasıyla insani nitelik barındırarak O’nun zatını basitleştirecek ve alçaltacaktır.

Bu duruma antropomorfik/insanbiçimci tanrı anlayışıyla karşılaşacağız. Ben böyle bir tanrı tasavvurunu kabullenmekte zorluk çekiyorum. ‘’Varolan hiçbir şeye benzemeyen varlık’’ tanımı, sıradan bir insan olarak beni böyle düşünmeye sevk ediyor. Paradokssal bir durum ama Tanrı aynı zamanda bilinmek istiyor. Kendimizde olmayan bir nitelikle de O’nu kavramakta güçlük çekiyoruz.

Onu bilebilmek için ilk adım, kim bilir belki de isimlendirmekle başlıyordur; Tanrı, Allah, Rab, Mevla, God, Theos, Deus gibi…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM