Basın Gazetesi
İlişkiler Üzerine; Toksik Maskülinite 101
Sosyal Medyada Paylaş
2 Haziran 2020
Sezen Öz

İlişkiler Üzerine; Toksik Maskülinite 101

Toksik maskülinite, toksik maskülinite, nedir bu toksik maskülinite?

Her yerde görüyoruz, sürekli tekrar ediyoruz.

Türkçe karşılığı ‘’Zehirli Erkeklik’’.

Gayet net sanki!..

Bu bir köşe yazısı olduğu için, akademik bilgi ve terimsel kullanımlardan daha çok ‘’pratik’’ bilgiler üzerinden ilerleyeceğim. Zaten ele almak istediğim konu esasında; ‘’ilişkiler bağlamında toksik erkeklik’’.

Ülkemiz üzerindeki örneklerden gideceğimiz için, şunu söyleyebilirim ki; toksik maskülinitenin egemen olmadığı bir ilişki anlayışı neredeyse yok! Aslında burada karşılıklı bir ‘’zehirleşme’’ mevcut diyebiliriz. Yani problem sadece erkekten kaynaklanmıyor. Kadın da katkı sağlıyor ve devam ettiriyor. Bitirmiyor, bitiremiyor.

Peki ama neden?

Gelin, kısaca dört başlık altında inceleyelim.

LOVEBOMBİNG

Love bombing yani ‘’sevgi bombardımanı’’. Genelde ilişkilerin başında görülüyor. Abartılı sevgi sözcükleri sizi adeta göklere çıkarıyor. Öyle bir hal alıyor ki, insan: ‘’bu bahsedilen ben miyim’’ kıvamına kadar geliyor. Kendinizi çok değerli hissediyor ve aradığınız sevgiyi bulmuş gibi hissediyorsunuz. Gerçekten partneriniz sizi adeta bir ilgi bombardımanına tutuyor. İstenilen, arzulanan kişi olma duygusuna kapılmamak için sanırım epey profesyonel olmak gerekiyor.

Yeter mi?

Hayır.

Sıra sizi toplum içinde sürekli övmesine geldi. Gereksiz iltifatlarına public alanlarda da devam edip güveninizi iyice kazanıyor. Siz artık ‘yeaaa’ kıvamına geldiniz bile. Sürekli ‘’biricik’’ olduğunuzu hissettiren, sizsiz yaşayamayacakmış gibi davranan, egonuzu okşayan biri var. Bu duyguya sanki hep varmış gibi alıştınız. Gidişi ve bitişi sizi adeta ‘’yoksunluk krizine’’ sokacak bir ilişki. Nitekim bitiyor da.

Sonrası malum…

Kartallar avlarını en tepeye çıkarır, oradan yere bırakırlarmış. Daha çok ve iyice parçalara ayrılsın diye. Sizi en başında göklere çıkaranların, yine aynı hızla yere bırakması çok muhtemel.

Buna karşı koyabilmek elbette ki çok güç. Ama böyle bir terim boşuna yok. Yani siz ilk değilsiniz, son da olmayacaksınız.

MANSPLAİNİNG

Mansplaining, İngilizce man (erkek) ve splaining (izah etme veya açıklık getirme) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Türkçe’ye açüklama, açükleme ya da erkekleme olarak çevrilmiştir. Kabaca, bir erkeğin bir kadına, ya da kadınlara ‘’bilmişlik’’ taslamasıdır. Her şeyin en doğrusunu kendisinin düşündüğü gibi olması gerektiğinin getirdiği bir açıklama, fikrini kabul ettirme biçimi yani.

Feminist yazar Rebecca Solnit, bu durumu “aşırı özgüvenin ve bihaberliğin kesişimi” olarak yorumlamıştır.

Mansplaining’i ilişki bazlı ele aldığımızda ise; her şeyin en iyisini kendinin bildiğini düşünen, partnerini her fırsatta baskılayan bir erkek tipi çıkıyor karşımıza. Eğitim durumu sizden daha iyiyse ya da yaşça sizden daha büyükse başlarda bunlar gözünüze hiç batmayacaktır. Hatta belki karşınızdaki insanı ‘’bilge’’ olarak bile algılıyor olabilirsiniz. Ancak, akabinde sizi özgüvensiz ve yetersiz hissettirecektir. Müdahale edilmediği sürece ‘’ben bilmem, beyim bilir’’e evrilmesi işten bile değil bence. Çünkü siz sadece çok seviyorsunuz, hepsi bu!..

GASLİGHTİNG

İşin psikolojik ve bana göre en can alıcı kısmına geldik. Türkçe’de tam karşılığı olmayan gaslighting bir psikolojik manipülasyon ve taciz yöntemi. İnsanların kendi hafızalarını, algılarını ve akıl sağlıklarını sorgulamaya iten bir manipülasyon.

Adını, 1938 yapımı tiyatro oyunu Gas Light’tan (Gaz Lambası’ndan) alıyor. Oyunda bir erkek karısını deli olduğuna ikna etmeye çalışıyor, erkek gaz lambasını söndürdüğünde, karısını bunun aslında gerçek olmadığına, aklından uydurduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Gaslighing yaşanan ilişkilerin üç aşaması var: İdealleştirme, değersizleştirme ve gözden çıkarma.

İdealleştirme safhasında, mağdurun ayakları yerden kesilir ve manipülasyon yapan kişi beraberliklerinin mükemmel olduğu imajını yaratır.

Değersizleştirme safhası en zor olandır, mağdur hayran olunan bir kişiden, hiçbir şeyi beceremeyen birine dönüştürülür. İdeal olan birinden beceriksiz birine dönüştüğünü hisseden mağdur işleri yoluna koymak için çaresizce uğraşır.

Sonuncusu gözden çıkarma, bu süreçte manipülasyon yapan kişi mağduru bırakılır ve yeni birine yönelir, yeni mağdurunu idealleştirme ve baştan çıkarma da aynı süreçte gelişir.

GHOSTİNG

Gölgelenme, herhangi bir belirgin uyarı veya gerekçe olmaksızın bir ortak, arkadaş veya benzer bir kişiyle tüm iletişimi ve teması durdurma ve daha sonra adı geçen ortak, arkadaş veya birey tarafından ulaşma veya iletişim kurma girişimlerini göz ardı etme uygulamasını tanımlamak için kullanılan bir konuşma terimidir. (Vikipedi tanımının Türkçe çevirisi)

İngilizce ‘’ghost’’ yani ‘’hayalet’’ sözcüğünün türetilmesiyle oluşmuştur. Bu durum genelde flört evresinde görülür. Erkeğin iletişim esnasında birden ortadan kaybolmasıyla oluşur. Kendi kaybolur, sizi de yok sayar. Kaçar yani. Buna ne ya da neler sebep olur bilinmez. Canı öyle istemiştir. İlişkinizin konumunda dolayı (flört evresi) size hesap verecek hali de yoktur!

Şimdi bu yazıyı okuyan bir çok kadının ‘’Aaaa, evvett, ben de ben de yaşadım’’ diyeceğini duyar gibiyim. Bunlar uydurma değil zaten arkadaşlar, işin akademik kısmı bizde yeni yeni palazlanmaya başlasa da dünyada epeydir var. İnsanlar oturmuşlar , yazmışlar. Profesyonelce kaleme almışlar.

Duygusal sömürünün çok tehlikeli boyutları olduğunu düşünüyorum. İlişkimiz ‘’biricik’’ olsa da, daha önce benzer durumları yaşamış insanların deneyimlerinden ders alabiliriz. Bazı şeyleri ‘’artık’’ fark edebiliriz.

Farkında olduğumuz şeylere de, devam etmeyebiliriz.

Karar sizin…

* ’’Gaslighting’’ * maddesi, Türkçe terminoloji yetersiz olduğundan, aynen; BBC Türkçe’nin 17 Aralık 2017 tarihli ‘’ Kadınlar anlatıyor: Aşk mı, tutku mu yoksa psikolojik manipülasyon yollu baskı mı?’’ röportajından alınmıştır. (https://www.bbc.com/turkce/haberler-42366171)

Bir Yorum Bırak

Tüm Hakları Saklıdır ©2020