Basın Gazetesi
GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA, İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ  FİKRİNİ İLK OLARAK ORTAYA ATAN TEK KİŞİDİR…
Sosyal Medyada Paylaş
8 Haziran 2020
admin

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA, İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ FİKRİNİ İLK OLARAK ORTAYA ATAN TEK KİŞİDİR…

İslam Birleşmiş Milletleri Fikrini de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Aittir! İngiliz belgelerine göre Gazi Mustafa Kemal Paşa tüm Arabistan’da genel bir ayaklanma çıkarmak için gizli çalışmalar yapmıştır.  Yine İngiliz belgelerine göre Gazi Mustafa Kemal Paşa, bölge halkına işgalci kuvvetlere karşı ayaklandırmak için Suriye de Halep ve Şam’a iki subay göndermiştir.

 

Suriye’de Türk Kurtuluş Savaşı’na ilgiyi artıran iki cemiyet vardır. Bunlardan biri İstikbâl diğeri de Yakındoğu Kurtuluş Cemiyeti’dir. Mustafa Kemal bu cemiyetlerle çok sıkı bir temas halindedir.

Mustafa Kemal Paşa, 9 Ekim 1919’da Suriye halkına yönelik bir beyanname yayınlamış ve Suriyeli müslümanları işgalci emperyalistlere karşı mücadeleye çağırmıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Suriyeli Müslümanları Fransızlara karşı ayaklandırmak amacıyla Nablus halkına Alman yapımı silah ve cephane yardımında bulunmuştur.

Mustafa Kemal Paşa’nın bu “GİZLİ ÇALIŞMALARI”, onun Kurtuluş Savaşı sırasında bir taraftan Anadolu’yu kurtarmanın hesaplarını yaparken diğer bir taraftan da petrol merkezi durumundaki Musul ve Kerkük’ü kurtarmanın hesaplarını yaptığını TBMM’nin Gizli Celse Zabıtları göstermektedir.

Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı sırasında birçok Arap lideriyle gizlice anlaşmıştır.

Bu gerçeği TBMM’nin bir gizli oturumunda bizzat ifade etmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, Arap-İslam dünyasını işgalci emperyalistlere karşı harekete geçirebilmek için İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ FİKRİNİ İLK ORTAYA ATAN TEK KİŞİDİR!

Kurtuluş Savaşı yıllarında İslam Birleşmiş Milletleri kurulması yolunda olan çok önemli iki girişimi vardır. Bunlardan ilki TBMM tarafından ikincisi de Bolşevik Rusya tarafından gerçekleştirilmiştir.

13. Kolordu Komutanı Cevat Paşa’nın teklifine göre; Batı Trakya dâhil Osmanlı sınırları içinde bulunan ülkeler padişahın yönetiminde kalacak. Irak, Suriye, Hicaz ve Arap ülkeleri ise kendi hükümdarlarının yönetimlerinin altında kalacaklar. Fakat aynı zamanda halifeye de bağlı olacaklardı ve Osmanlı sancağı Amerikan bayrağındaki yıldızlar gibi federasyona dâhil olan İslam ülkeleri hükümetleri sayısınca hilal taşıyacaklardı.

Esasında İslam Birleşmiş Milletleri fikri de ilk olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya aittir. Mustafa Kemal Paşa’nın bu fikrini TBMM Sovyet Rusya’ya iletmiş ancak daha sonra meydana gelen bazı anlaşmazlıklar yüzünden bu fikir uygulamaya geçirilememiştir!

İslam Birleşmiş Milletleri fikrinin bir diğer savunucusu da daha çok Arap ülkelerinde faaliyette bulunan CEMAATÜ’L İSLAM adlı örgüttür.

Cemaatü’l İslam, Mustafa Kemal’in isteği üzerine en yakın zamanda bütün İslam ülkelerinin katılacağı bir İslam Kongresi düzenleme kararı almıştır. Kongrede konuşulacak konuları bizzat Mustafa Kemal Atatürk belirlemiştir:

A-) Müslümanları ilgilendiren genel İslami konuların tartışılması,

B-) Hilafet meselesinin ele alınması,

C-) Avrupa Milletler Birliği Teşkilatı’na karşı Türkiye’nin başrolü oynayacağı İslam Milletler Birliği’nin oluşturulması.

Mustafa Kemal Paşa, Cemaatü’l İslam’ı, Mehmet Âkif’in başkanlığı altında Türkiye’de faaliyete fiilen geçirmiştir.

Yine İngiliz belgelerine göre Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, 1919 Haziran da Suriye müslümanlarının lideri Emir Faysal ile gizli bir anlaşma imzalamıştır.

Bu anlaşmaya göre;

1.) Türk ve Arap milletleri İslam dünyasındaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için birlikte hareket edeceklerdir.

2.) Arapların bağımsızlığı ve Türklerin özgürlüğü tehlikededir.

3.) Taraflar Türk ve Arap İmparatorluklarının paylaşılmasını kabul etmemektedirler.

4.) Osmanlı Hükümeti, halifeye bağlı kalmak şartıyla Şerif Hüseyin’in Hicaz, Medine, Irak, Filistin, Şam, Beyrut ve Halep’teki hakimiyetini kabul etmektedir.

5.) Şerif Hüseyin’in kontrolündeki topraklarda camilerdeki hutbelerde halifenin adı geçecektir.

6.) Şerif Hüseyin Türklere yardım etmek için tüm Müslümanlara cihat çağrısı yapacak, tüm Arap aşiret reislerini bir araya getirerek onlarla anlaşacaktır.

7.) Şerif Hüseyin, emrinde bulunan bütün kuvvetlerle Anadolu’da mücadele eden milli kuvvetlerin yardımına koşacaktır.

8.) Bu anlaşma iki nusha halinde hazırlanıp Kerkük mutasarrıfı (imparatorluk devrinde sancak beyi, vali, sancak (vilayet, il) valisi) Esad Bey aracılığıyla tasdik edilmiştir.

Yapılan anlaşma Mustafa Kemal ve Şerif Faysal tarafından imzalanmıştır.

Mustafa Kemal’in Emir Faysal’la imzaladığı bu anlaşma Milli Hareket’in önderinin önce İngiliz ve Fransız işgali altındaki Arapları sonrada İslam dünyasını harekete geçirmek için olağanüstü bir çaba ve gayret harcandığını kanıtlamaktadır.

Gerçekte böyle bir anlaşma olmadığını iddia edenler olsa da Mustafa Kemal’in hal davranış ve söylemleri bu anlaşmanın varlığını doğrulamaktadır. Bizzat Mustafa Kemal, Meclis Gizli Oturumunda 1920 Haziran’ına kadar Arap liderleriyle anlaşmalar imzaladığını belirtmiştir.

Ayrıca Emir Faysal’ın Mustafa Kemal ile yakın ilişkide olması, 15 Haziran 1920’de Emir Faysal’ın Mustafa Kemal’in temsilcisi Seyfi Bey ile görüşmek üzere Halep’e gelmesi ve 5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal’in Türkçe ve Arapça olarak kaleme alınan beyanatta Emir Faysal ile kesin bir uzlaşmaya varılmış olduğunu belirtmesi, anlaşmanın varlığını çok güçlendirmektedir.

Mustafa Kemal Paşa sürekli temas halinde olduğu Arap İslam cemiyetlerinden en önemlisi MUVAHHİDİN CEMİYETİ’DİR. Mustafa Kemal’in aynı zamanda yürütme kurulu üyesi olduğu bu cemiyet Şam, Halep, Humus, Kahire, Bağdat, Hayfa, Necef, Kuveyt gibi çeşitli Arap eyaletlerinde merkez oluşturmuştur.

Muvahhidin Cemiyeti hem İslamcı, hem de Bolşevik taraftarıdır, bu yönüyle Mustafa Kemal’in “DOĞU SİYASETİ” için adeta biçilmiş bir kaftandır.

İslam dünyasının bu en büyük cemiyetinin ilk genel kongresini 11 Kasım 1919’da Sivas’ın Zara kazasında yapması çok anlamlıdır. Bu ilk kongrede cemiyetin yayınladığı beyannamede Hıristiyan işgalcilere karşı dünya Müslümanlarının Muvahhidin Cemiyeti etrafında kenetlenmesinden çokça söz edilmiştir.

Muvahhidin Cemiyeti’nin Anadolu’daki bu ilk kongresine katılan toplam 37 delegenin 12’sini Milli Hareket temsilcileri oluşturmuştur. Bu, 12 kişiden ikisi, yürütme kurulu üyesi Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’dir.

Muvahhidin Cemiyeti’nin üçüncü toplantısı yine Anadolu’da 10 Aralık 1919’da Sivas’ta İdadi Mektebi’nde yapılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, Cemiyetin bir üyesi ve Yürütme Kurulu Başkanı sıfatıyla bu toplantıya da katılmıştır.

Mustafa Kemal Paşa, kongre üye ve temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmada Cemiyetin Yürütme Kurulu Merkezi’nin Ankara’ya taşınması gerektiğini ifade etmiştir.

Bu toplantıda alınan kararlara göre;

a.) Muvahhidin Cemiyeti şubeleri sayesinde dünya Müslümanları emperyalist işgalcilere karşı isyana teşvik edilecektir.

b.) Cemiyet’in Yürütme Kurulu, Milli Hareket’in Temsilciler Kurulu ile birlikte hareket edecektir. (Her iki kurulun, başkanı da Mustafa Kemal Paşa’dır)

c.) Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ve onlar tarafından seçilecek üç kıdemli kurmay subaydan oluşan bir askeri kurul oluşturulacaktır. Bu kurul Milli Hareket Kuvvetlerini düzenleyip idare edecektir.

ç.) Rusya’dan ithal edilen silah ve cephanenin düzenli bir şekilde aktarılabilmesi için Samsun’da bir muhabere üssü oluşturulacaktır.

Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığındaki Muvahhidin Cemiyeti, tüm İslam dünyasını Anadolu’daki Milli Hareket’e destek olmaya çağıran en etkili örgütlerden biridir. İngiliz gizli belgelerinde uzun uzadıya anlatılan Muvahhidin Cemiyeti’nden yerli kaynaklarda söz edilmemesi çok şaşırtıcıdır!..

Mustafa Kemal’in temasta bulunduğu bir başka İslam Örgütü de Londra’daki İslam Cemiyeti’dir. Hint Müslümanlarınca kurulan bu cemiyetin Şam, Halep, Münih ve İstanbul’da şubeleri vardır.

Mustafa Kemal Paşa ayrıca Talat Paşa’nın başkanlığında en kısa zamanda Münih’te bir Alman-İslam Komitesi kurulmasını istemiştir. Mustafa Kemal Paşa bu komite sayesinde Avrupa’daki müslümanları harekete geçirmek onları uyandırmak istemiştir.

Mustafa Kemal’in temasta bulunduğu diğer İslam Cemiyetleri (Örgütleri) de şunlardır:

Yakındoğu Cemiyeti, Batum İslam Cemiyeti, İstikbâl Cemiyeti, Halep Teşkilat-ı Milliyesi, Mısır Vahd Partisi, Kahire Gönüllü Fırkası, Amman Çerkez Fırkası…

Bu kuruluşların tamamı Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğindeki Türk Kurtuluş Savaşı’na sempati duymaktadır. Mustafa Kemal Paşa, bu kuruluşlarla temasa geçerek İngiltere ve Fransa’ya karşı bir “ORTAK CEPHE” oluşturmuş ve Kurtuluş Savaşı’na siyasi destek sağlamıştır.

Mustafa Kemal Paşa’nın Sakarya Zaferi’ni telgrafla Şam Müftüsü’ne bildirerek şehitler için mevlit ve dua okutulmasını istemesi onun bu “ORTAK CEPHEYE” ne kadar önem verdiğinin göstergelerinden biridir!

Zafer haberini alan Şam Müftüsü, müjdeli haberi duyurur duyurmaz Şam’da şenlikler yapılmış, camilerde mevlit okutulmuş, Mustafa Kemal’e “SEYFÜL İSLAM” (İslam’ın Kılıcı) ünvanı verilmiş ve Selahaddin Eyyûbi ile resmedilmiş posterleri dağıtılmıştır. İslam ülkelerinin neredeyse her yerinde çeşitli gazeteler Mustafa Kemal Paşa’nın ve TBMM’nin bildirilerini yayınlanmış. Türk Kurtuluş Zaferi’ni en iyi bir şekilde dünyaya duyurmuştur.

Bir Yorum Bırak

Tüm Hakları Saklıdır ©2020