• DOLAR
    7,2942
  • EURO
    8,6076
  • ALTIN
    449,69
  • BIST
    1,1789
CUMHURİYET’İN KURULUŞ FELSEFESİ…

CUMHURİYET’İN KURULUŞ FELSEFESİ…

Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğuşu ve Gelişimi Bir Devrimdir! Cumhuriyet’in Kuruluş Felsefesi..Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşu ve gelişimi bir devrimdir. Devrimin ana amacı, bir ulusun, Türk Ulusunun yaratılmasıdır. Bu devrim, ümmet toplumundan Laik Ulus Devletine dönüşümdür.

Ulus; dil, kültür ve ülkü birliği ortak paydalarıyla birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasal ve sosyal bir birliktir. Bu ulus anlayışı, ırksal ve dinsel öğelere bağlı değildir, BAĞLANMAYA DA ÇALIŞILMAMALIDIR!

Ulus kavramı ayrıştıran değil, birleştiren bir olgudur. Ulus bir bütündür. Bu nedenle, Ulus Devletimizi daha da güçlü kılacak yolun, farklılıklar öne çıkarılarak, yapay ayrılıklar yaratılmasından değil, ortak değerlerimizin öne çıkarılarak, yaşamın bütün alanlarını kapsayan Ulusal Kültürümüzün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkartılmasından geçtiğine inanmaktayız.

Ulus devletin temel dayanağı kültürdür. Ulusal kültürün çağdaş uygarlık düzeyine çıkartılması ise hedeftir. Bütün bu düşünceler Cumhuriyet’in temel kuruluş felsefesini oluşturmaktadır!

Nitekim Gazi Atatürk, Türk Devrimi’nin ana hedefini şu şekilde ifade etmiştir:

“Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve şekilleriyle medeni bir toplum haline kavuşturmaktır.” (*) (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 17. Kaynak Yayınları, İstanbul, Ağustos 2005, S. 294 (30 Ağustos 1925).

Gazi Atatürk Türk Devrimi’nin ana felsefesini ise şu şekilde belirtmiştir:

“Dünya her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarılar için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır.” (*) (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 17, Kaynak Yayınları, S. 44 (22 Eylül 1924).

Türkiye Cumhuriyet’inin doğuşu ve gelişimi -ki bu Türk Devrimi’dir- aslında bir kültür devrimi değil midir? Bu sorunun cevabını Büyük Önder’in Onuncu Yıl Nutku’nda arayalım. Gazi Atatürk, Onuncu Yıl Nutku’nda yapılanları şu sözleriyle açıklamaktadır:

“Az zamanda, çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki başarıyı, Türk ulusunun ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz.” (*) (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 26, Kaynak Yayınları, İstanbul, Kasım 2009, S. 267 (29 Ekim 1933).

Atatürk yine Onuncu Yıl Nutku’nda, Türkiye Cumhuriyeti’nin değişmez hedefini ise şu şekilde ifade etmiştir:

“Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız.” (*) (Aynı yerde).

Aslında, Onuncu Yıl Nutku’ndaki bu iki cümle, nutkun ana fikrini oluşturmaktadır. İki cümlede de ortak olan kavram ulusal kültürdür.

Birincisinde, yüksek Türk kültürünün, Türk kahramanlığıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturduğu, ikincisinde ise, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarılması istenilen ulusal kültür olduğudur!

Ulusal kültürün bir ülke için önemi bundan daha açık ve net nasıl anlatılabilir?

Yaşamı boyunca Devrimci olarak Ulusal Kültürün oluşumuna ve gelişmesine çok önem veren Gazi Atatürk’e göre ulusal kültür, Türkiye Cumhuriyeti’nin damarlarında dolaşan kandır!

Ulusal kültür ve çağdaşlık deyince ne anlayacağız? Elbette bu iki kavram üzerinde saatlerce tartışılabilir.

Bu iki kavramı da yine Atatürk’ün bakış açısıyla ve onun ifadeleriyle açıklamaya çalışalım. Atatürk Kültür kavramının tanımını şöyle yapmaktadır.

“Kültür, bir insan topluluğunun devlet hayatındaki; fikir hayatında, yani ilimde, toplum bilimlerinde ve güzel sanatlarda; iktisadi hayatta, yani ziraata, sanatta, ticarette, kara, deniz ve hava ulaşımında yapabileceği şeylerin bileşkesidir.” (*) (Afet İnan, Atatürk Hakkında Hâtıralar ve Belgeler, 4. Basım, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1984. S. 278).

Bu tanımdan kültür Kavramının üç alanı kapsadığını görmekteyiz.

Bunlar DEVLET, FİKİR ve EKONOMİK hayat alanlarıdır. Kısacası yaşamın tüm alanlarıdır.

Gazi Atatürk için çağdaşlaşma, çağdaş olmak ise, devlet için, ulus için, kişi için bütünleyici bir kavramdır. Onun için çağdaşlaşmanın vazgeçilmez, koşulu yaşama akılcı bir bakış, hayatta en gerçek yol gösterici olarak İLMİN ve FENNİN kabul edilmesidir!

Çağdaşlık, düşünceden eğitime, kişilerin karakterlerinden toplumun karakter düzeyine, gündelik hayattan geleceği belirleyen vizyona kadar, yaşamın tüm alanlarını kapsar.

Türk Devrimi’ne sahip çıkma görevi bütün Türk ulusuna, ulu önder Gazi Atatürk tarafından verilen bir görevdir. Atatürk bu görevi şu şekilde ifade etmiştir:

“Biz büyük bir devrim yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok eski müesseseleri yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lazım. (…) Devrimi koruyacak tedbirlere çok muhtacız. (Mevcut 2020 günümüz bugün gibi. (*) (Avni Doğan, Kurtuluş Kuruluş ve Sonrası, Dünya Yayınları, İstanbul, 1964. S. 165).

“Devrimin hedefini kavramış olanlar, daima onu kuruyacak güçte olacaklardır.” (*) (Hasan Rıza Soyak, Yakınlarından Hâtıralar, Sel Yayınları, İstanbul, 1955, S. 12).

Millet ve Vatandaşlık..

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi ulus devlet, üniter devlet ve Laik devlet olduğuna göre, devrimin amacı da, yani Atatürk Devrimi’nin ana hedefi de ulus devletin yaratılması olarak ortaya çıkmaktadır.

Ulus nedir?

Ulus; dil, kültür ve ülkü birliği ortak paydalarıyla birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasal ve sosyal bir birliktir. Ulus devlet yapımızın temelinde vatandaşlık esasına dayanan düşünce yer almaktadır. Bu düşünce ırksal, etnik ve dinsel öğelere kesinlikle bağlı değildir; bağlanmaya çalışılması da olumlu sonuçlar asla doğurmaz!

Bu düşüncelerden hareket eden Gazi Atatürk, Türk milletini şu şekilde tanımlamıştır:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” (*) (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 23, Kaynak Yayınları, İstanbul, Mart 2008, S. 17, 71. (1930).

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kimdir?”

Cevap , TÜRKİYE HALKIDIR!..

YAZAR: Orhan ORGARUN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?