• DOLAR
    7,2942
  • EURO
    8,6076
  • ALTIN
    449,69
  • BIST
    1,1789
ATATÜRK’ÜN İSLAM DİNİNE HİZMETLERİ…

ATATÜRK’ÜN İSLAM DİNİNE HİZMETLERİ…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 13.’üncü Yüzyılda Ardına Kadar Kapanan “İCTİHAT KAPISINI” Biraz Olsun Aralamayı Başarmıştır!

Atatürk’ün İslam Dinine Hizmetleri..

Atatürk 1923-1938 arasında Müslümanlıkta öze dönüş projesi kapsamında çok önemli çalışmalar yapmış, bir anlamda 13.’üncü Yüzyılda ardına kadar kapanan “İÇTİHAT KAPISINI” biraz olsun aralamayı başarmıştır. Her şeyden önce İslam dininin “AKLA, MANTIĞA UYGUN BİR DİN” olduğu gerçeğini hatırlatmıştır. Din ile mesafeyi birbirinden ayırmak için mücadele etmiştir.

Atatürk:

1. Haçlı Hıristiyan emperyalizmine karşı İslam’ın “CİHAT” ilkesini hayata geçirerek verdiği Kurtuluş Savaşı sonunda hem Müslüman Türk insanının namusunu, canını, malını, vatanını kurtarmış, hem de camilerde ezanların susmasını engellemiştir..

2. Din işlerini yürütmek ve din istismarcılarının dini kullanarak halk üzerinde baskı kurmalarını engellemek için Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur.

3. İslam dinini “TÜRK’ÜN MİLLİ DİNİ” olarak görmüş Hz. Muhammed Efendimizi (s.a.v.) sahiplenmiş ve bu konuları içeren Müslümanlıkta öze dönüş projesini geliştirmiştir.

Türk tarihinde İslam dini konusunda entelektüel düzeyde ciddi ciddi çalışan tek devlet adamı Atatürk’tür.

4. İslam dininin ana kaynağı Kur’ân-ı Kerîm’i Türkçeye tercüme ve tefsir ettirmiştir.

5. En güvenilir hadis kaynaklarından biri Buhari Hadislerini Türkçeye tercüme ettirmiştir.

6. Müslüman Türk halkının anlayarak hissederek Allah’a daha kalbi bir şekilde ve aracılara ihtiyaç duymadan yönetilmesi için camilerde Türkçe Kur’an, Türkçe hutbe ve Türkçe ezan okutmuştur.

7. İslam dininin akla ve bilime aykırı hiçbir şey içermediği gerçeğinden hareket ederek yeni Türk devletinin temeline “AKLI” ve “BİLİMİ” yerleştirmiştir. Din-bilim çelişkisi içinde savrulup gitmemiş saf/öz İslam dininin akla ve bilime engel olmadığını, düşünerek Müslüman Türkiye’nin aynı zamanda çağdaş bir Türkiye olabileceği formülünden hareket etmiştir.

8. İslam dininin gereği zannedilen, ancak aslında İslam diniyle hiçbir ilgisi olmayan ya da zaman içinde ilgisini kaybetmiş olan SALTANAT, HALİFELİK, MEDRESELER, TEKKE ve ZAVİYELER, FALCILIK, BÜYÜCÜLÜK, ÜFÜRÜKÇÜLÜK, FES gibi kurum, kavram ve objeleri kaldırılmıştır.

9. Cumhuriyeti ilan ederek yüzyıllar önce Emevi halifesi Muaviye’nin saltanata dönüştürdüğü devlet başkanlığını yüzyıllar sonra yeniden aslına, özüne, meşveret/danışma/halkın seçimi biçimine dönüştürmüştür.

10. Laiklik ilkesiyle bir taraftan din ve devlet işlerini birbirinden ayırırken, diğer taraftan din istismarını önlemiş ve din özgürlüğünü garanti altına almıştır.

11. Yüzyıllar boyunca sözüm ona “DİNİ NEDENLERLE” erkeklere göre birçok konuda geri bırakılmış, sınırlandırılmış, baskılanmış, hatta insanlık onuru ayaklar altına alınmış kadına ”ANALIK VASFINA” yakışır bir şekilde kadınlık ve insanlık onurunu yeniden kazandırmıştır. Atatürk’ün Müslüman Türk kadınına verdiği medeni, sosyal, kültürel ve siyasal haklar her bakımdan İslam dininin ruhuna uygundur.

12. Kazandığı Kurtuluş Savaşı ile emperyalizmin ayakları altında ezilen bütün bir İslam dünyasına “BAĞIMSIZLIK” modeli oluşturmuş Cumhuriyet döneminde ise İslam dünyasıyla çok iyi ilişkiler kurup, İtalya, Almanya ve Rusya gibi ülkelerin yayılmacı emellerine karşı Türkiye, Afganistan, İran ve Irak arasında SADABAT PAKTI’NI kurmuştur!

Atatürk döneminde ezanlar okunmaya devam etmiş, camiler açık kalmış, ibadet yasaklanmamıştır, Kur’ân ilk kez anlaşılarak okunmuş, din adamlarının Allah ile kul arasına girmemesi, yani ruhban sınıfının oluşması -ki zaten İslam’da ruhban sınıfı yoktur- engellenmiştir. Şevket Süreyya Aydemir’in dediği gibi; ”… Cumhuriyet, inancı ve ibadeti serbest bırakmıştı. Namaz kıldığı için tek bir kişi suçlanmadı. Camiye gitmek kimseye suç sayılmadı. Camiler daima açık kaldı. Din ve itikat, zaten dinin kabul ettiği gibi Allah’la kul arasında bir iç bağlantı olarak kaldı.”

Atatürk’ün din dilini Türkçeleştirmesi, ezanı Türkçe okutması, halifeliğin kaldırılması, Laiklik ilkesi, Arap harflerini kaldırması, tekke ve zaviyeleri kapatması ve kılık kıyafet devrimi gibi devrimlerden hiçbiri İslam’ın özüne aykırı uygulamalar değildir. Hiç kimse şapka takmadığı için idam edilmemiş, İstiklal Mahkemeleri dini tek bir din adamını bile idama mahkûm etmemiştir.

İdam edilenler ya VATAN HAİNLİĞİNDEN ya da DEVRİMLERE KARŞI HALKI KIŞKIRMAKTAN dolayı idam edilmiştir. Kadınların kılık kıyafeti konusunda da hiçbir devrim kanunu çıkartılmamıştır. Bu türden birtakım iddialar, Gazi Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarınca uydurulmuş bolca yalanlar ve safsatalardır!

Gazi Atatürk’ün yarım kalan “Müslümanlıkta Öze Dönüş Projesi”, bu yarım haliyle bile Müslüman Türk insanını genel anlamda çok olumlu etkilemiştir.

Türkçe Kur’ân, Türkçe Hutbe, Türkçe Ezan sayesinde Müslüman Türk insanı yüzyıllar sonra ilk kez gerçek anlamda İslam dinini tanımış, Kur’ân’da ne yazdığını öğrenmiş, Allah’a ana dilinde yönelme şansını bulabilmiştir..!

YAZAR: Orhan ORGARUN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?