• DOLAR
    7,8249
  • EURO
    9,1540
  • ALTIN
    472,53
  • BIST
    1,1698
Önder Balıkçı
Önder  Balıkçı
info2@basingazetesi.net
Basına ayar verilemez!
  • 0
  • 06 Ağustos 2020 Perşembe
  • +
  • -

Erdek Belediye Meclisi’nde, önceki dönemde AK Partili belediye meclis üyelerinden biri de, aynı zamanda benim akrabam olan Ali Ertek’ti.

Belediye meclis toplantılarında bazı konular görüşülürken zaman zaman “Basın dışarı çıksın da bu konuyu o zaman görüşelim” derdi. Tabii, belediye başkanı Hüseyin Sarı bu öneriyi hiç takmazdı. Babamın oğlu olsa dinlemem. Yazdığım bir köşe yazısında, “Sen kim oluyorsun da basını dışarı davet ediyorsun? Üstelik meclisi yöneten belediye başkanı varken, bizleri dışarıya çıkarma önerisini sen yapamazsın” dedim.

Doğru sözü nedense kimse kabul etmiyor.

Pek umurumda değil ama Ali Ertek, o günden beri bana küstü, konuşmuyor. Şimdi de aynı görevi(!) Erdek Belediye Meclisi’nde başka üyeler üstlenmeye başladı. Bundan önceki köşe yazımda, ağustos ayı meclis toplantısında, CHP’li Canan Kırdar ile İYİ Partili Murat Çolak’ın bana, “Bunları yazma!” dediğini dile getirmiştim.

Canan hanım, telefonla arayarak, bana “yazma!” dediği konuların gündem dışı olması nedeniyle yazılmaması gerektiğini söyledi. Ben de kendisine, şunları ilettim:
“Hasan Yapakçı’nın başkan olarak yönettiği bir toplantıda bana, sizin ‘Bunları yazma!’ deme hakkınız yok. Belediye başkanı, gerekli görürse o bölümü basına kapalı yapar. Kaldı ki, benim bulunduğum toplantının o bölümünde gizlilik gerektirecek bir durum da yoktu. Erdek ile ilgili hangi konuyu gizli konuşabilirsiniz ki?”

Tekrar belirteyim ki, vatandaşlara ve medyaya açık meclis toplantılarında, belediye başkanlarının da, meclis üyelerinin de “Bu konuyu yazma!” deme hakkı yoktur. Neyi yazıp yazmayacağına biz karar veririz. Beğenir veya beğenmezsiniz, o ayrı! Ya da çok gizli bir konunuz varsa toplantınızı medyaya kapalı yaparsınız.

Yanlış bir şey yapıldıysa veya kişilik haklarınıza saldırılmışsa da yargıya gidersiniz.

Kısacası, kendi kendinize “medyaya sansür” uygulatmaya çalışamazsınız.

Ayrıca siyasetle uğraşanların da cesur olmaları gerekir. “Aman, kapalı kapılar ardında bir şeyler söyleyeyim ama kamuoyuna yansımasın” düşüncesi asla kabul edilemez.

Son söz olarak şunları belirtmek isterim.

Bizim meslekte altın bir öğüt vardır. Bir gazetecinin adam gibi bir gazeteci olabilmesi için yazdıklarının çok, gizlediklerinin ise hiç olmaması gerekir.

Saklama, gizleme, örtme, gazetecilikte ölümdür.

Yoksa bildiklerini, ileride kişisel avantaya dönüştürmeyi düşünen “yazı tüccarı” damgasını yersin.

Altın gibi kural!

İşte biz de bunu yapıyoruz.

Vatandaşların doğruları ve gerçekleri öğrenmesi adına yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, bildiklerimizi kamuoyuna aktarma sorumluluk ve görevini yerine getiriyoruz. Bu sorumluluk ve görevimizden bundan sonra da ödün vermeye niyetimiz yok.

Bilmem bu kez anlatabildim mi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM