• DOLAR
    7,8364
  • EURO
    9,2019
  • ALTIN
    477,60
  • BIST
    1,1739
Önder Balıkçı
Önder  Balıkçı
info2@basingazetesi.net
Kavak, ŞMG ve Şirinçavuş
  • 0
  • 10 Ağustos 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Bir süre önce aramızdan ayrılan Bandırmalı şair-yazar Tahsin Kavak’ı zaman zaman şiirleriyle anacağımı daha önceki bir yazımda belirtmiştim.

Kavak, Bandırma Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nin(ŞMG) ilk mezunlarındandı.

Bandırma’ya bağlı eski ismiyle Çirkinçavuş, yeni ismiyle Şirinçavuş köyünde doğan Kavak, Bandırma ile ilgili birçok anısını “Çirkinçavuş Köyü’nden Bandırma’ya Yolculuk” isimli kitabında dile getirmişti.

Kavak, bu anılarından birinde, cebir dersinden kaldığı bütünleme sınavından, okul müdürü Tahsin Çizenel’in isteği üzerine yazdığı bir dörtlükle geçtiğini anlatıyor. Kavak’ın, “Cebir ve Şiir” ismini verdiği bu dörtlük şöyle:

“Cebire şiir yazıp mezun oldum okuldan

Hocalığın karesi eşittir sendin hocam

“Sen, Fen Fakültesi’ne gitme!” dedin, gitmedim

Mühendis olamadım, şair oldum ben hocam”

Tahsin Kavak’ın öğrencisi olduğu o yıllarda, ŞMG Lisesi’nin çok kaliteli edebiyat öğretmenleri olup, öğrencilerini edebiyata, yazmaya yönlendirdiği biliniyor. Bunların başlarında şair Haşim Nezihi Okay geliyor.

Kavak, öğretmeni Okay ile ilgili “Üstad” isimli şu şiiri kaleme almış:

“Büyük insana bizde ÜSTAD, ULEMA derler

Böyle büyük bir insan ulu çınara benzer

İyi-güzel, ne varsa sen öğrettin bizlere,

Sen bir ulu çınarsın, dalların öğrencilerin”

Bu arada, o yılların unutulmayan edebiyat öğretmenleri arasında Münevver Yardımsever de yer alıyor.

İşte Tahsin Kavak’ın öğretmeni Yardımsever ile ilgili olarak yazdığı “Şiirsel Soru” isimli bir dörtlük:

“Bir anlayabilsek gerçek ne, hayal nedir?

Güzellik hangisinde, şiir hangisindedir?

Gerçeğin noksanları hayallerle süslenmiş

Ve ömür şairane yaşanmışsa, şiirdir”

KÖYÜNÜ ÇOK SEVERDİ

Rahmetli Kavak, doğduğu Şirinçavuş köyünü de çok severdi.

“Çirkinçavuş Köyü’ndeki ahlat ağacına” adadığı “Meşhur Ağaç” isimli dörtlüğünde şöyle diyordu:

“Dünyada her şey fâni, bilmem ki ne kalıcı?

Böyle atılmış temel, böyle konulmuş harcı

Tepedeki ahlatı ol rütbe yazmışım kim;

KAVAK’tan daha meşhur oldu ahlat ağacı”

İşte Kavak’tan, “Çirkinçavuş Köyü’mün denizine” ithafıyla kaleme aldığı, “Köyümün Denizi” isimli bir başka şiir:

“Benim köyümün denizi,

binlerce yıl önce de varmış

zamanın bir yerinde hatta

Kapıdağı’ndaki Sizik Krallığı’na

severek denizcilik yapmış

 

İşte bu denize güneş,

her sabah turuncu bakmış

Akşam üstleri Avşa’da

şarapla kafayı çekmiş

turistlere caka satmış

ve giderken, ışıkları

şarap rengine çalmış

 

Sahilimize dalgalar,

yaz-kış Erdek’ten gelir

Bu yüzden denizimiz

bazen uysal ve insancıl,

bazen hırçın sevgilidir

Güvem gözlü, nar gülüşlü

Erdek kızları gibidir…”

Şirinçavuş, Erdek’in karşı sahillerinde yer alır.

Tahsin Kavak, Erdek’i de çok sever. “Erdek anılarıma” ithafıyla, “Nostaljik Şiir” ismi altında yayınladığı dizelerinde de şu duygularını yansıtır:

“Şiirlere konu olmuştu denizimiz

Sevgililer sevgi çoğaltıyorken banklarda ha babam

Öpüş sıcaklığımızı katmıştık biz de gecelerine

Öyle körpe bir gülüştü güzelliğimiz

Kumsalında bıraktığımız ayak tıpırtılarına

Şimdi istesek de yetişemeyiz

Apostol’da içtiğimiz şarabın sevişkenliğini

Nasıl taşırdık kuytulara ürpererek

Çalı diplerindeki fısıltılarımız aynı yaşta kaldılar da

Ne geçti elimize bilmem bizim, büyüyerek…”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM