• DOLAR
    7,7033
  • EURO
    8,9907
  • ALTIN
    460,78
  • BIST
    1,1656
Murat Sert
Murat  Sert
mrt.srt@hotmail.com
Muharrem İnce Kartını Kim Oynuyor?
  • 0
  • 10 Ağustos 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Anket şirketlerinin verileri ve kamuoyu araştırmaları açıklandıkça saray eşrafını rahatsız eden sonuçlar ortaya çıkıyor. Gerek iç gerekse dış siyasette sorunlarla boğuşan hükümet Ayasofya’nın ibadete açılması ile muhafazakâr kesimin ve arada kalanların gönlünü almayı başardı ve az da olsa seçmen desteğini arttırabildi. Ne yazık ki toplum genelinde düşünce farklı, ekonomik gidişat ve hızla artan işsizlik halk nezdinde rahatsızlık yaratarak gelecek seçim dönemi için AKP kanadında kırmızı alarmların çalmasına neden oluyor.

AKP, elindeki her kartı oynayıp siyasi ömrünü uzatmaya çalışıyor. Daha önce pek çok küçük siyasi parti yöneticisine kendi saflarında yer verip ve aynı zamanda onlara çeşitli imtiyazlar tanıyıp oy oranlarını korumayı başardı. Son seçimlerde ise MHP içinde yaşanan krizden faydalanıp MHP’yi devşirerek Cumhur ittifakını kurdu. MHP’nin kemik seçmeni dışında pek çok insan MHP’yi desteklemektense AKP’yi desteklemeyi tercih ediyor çünkü MHP’nin iktidar olma, Türkiye’nin sorunları için proje üretme gibi bir derdi yok. Bu nedenle MHP oyları giderek eriyor, Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener’e evine dön çağrısı ise işte bu yüzdendir. Çünkü gelecek seçim dönemi, MHP’yi baraj dışına itebilir.

MHP’nin baraj dışında kalması AKP’nin de oy oranlarının azalması, İYİ Parti ile AKP arasında bir koalisyon hükümetini gündeme getirecektir. Bu ne ölçüde gerçekleşir tartışılır, ancak AKP’nin planları arasında İYİ Parti’den AKP’ye ve MHP’ye yakın isimleri sıkı markaja alıp ikna etme çabaları var. Bir diğer AKP hesabı ise CHP’nin muhalifleri ve küskünleri üzerinden CHP’yi zayıflatmak. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’na rağmen CHP oyları yükseliyor.

Bir süredir AKP’ye yakın medyanın gündeminde Muharrem İnce var, Muharrem İnce her ne kadar aksini söylese ve açıklama yapmaktan kaçınsa da yeni parti iddiaları pek çok yerde konuşuluyor. Daha önce Muharrem İnce’nin Beştepe’de Erdoğan ile görüştüğü iddiaları ortaya atılmıştı. Bu iddia tam olarak doğrulanamasa da ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyerek konuyu özetleyebiliriz.   Asıl mesele Muharrem İnce kartını kim oynuyor?

Şu dönem AKP iktidarının oylarının düştüğü, AKP’ye karşı oluşan bloğun oylarının arttığı bir dönem. Muhalefet için en güçlü olmaya başladıkları dönem diyebiliriz. CHP’nin hızlı dönemleri olsa siyaset arenasının tozunu attırırlardı, ancak gelin görün ki CHP’nin frenine basan bir Kemal Kılıçdaroğlu var. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki yükselişi dikkat çekicidir, kendisini eline tutuşturulan yolsuzluk dosyaları ile bir dönem TV ekranlarında bolca görüyorduk. Birileri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıldızını parlatmak için eline bolca malzeme verip onu TV’de Türk halkının karşısına çıkarıyordu. Kılıçdaroğlu’nun Melih Gökçek ile girdiği polemik kısa sürede kendisinin popülaritesinin artmasına neden olmuştu. Bu popülarite ile Kılıçdaroğlu 2009 yılında CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı oldu. Gerçekte o dönem bize izlettirilen Kemal Kılıçdaroğlu – Melih Gökçek çekişmesi, bir Karagöz-Hacivat oyunundan başka bir şey değildi.

Şu yıldız parlatma olayını Çözüm Süreci veya Kürt Açılımı denilen süreçte HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu için de görmüştük. Osman Pamukoğlu, sabah kadın programlarından akşam spor programlarına kadar her yerde karşımıza çıkıyordu. Amaç belliydi, çözüm süreci adı altında teröristlerin şehir meydanlarında fink attığı günlerde bu sürece karşı duran MHP’nin oylarını bölüp MHP’yi zayıflatmak ve baraj dışına itmekti. Çünkü birilerinin planı için o günlerde MHP büyük engeldi, tabii ki bugünlere bakacak olursak MHP muhalefeti diye bir şey söz konusu değil.

Türk siyasetini dizayn eden bazı karanlık eller var, bu eller Refah Partisi’ni bölüp AKP’yi kurdu. O günlerde AKP’nin doğuşunun ipuçlarını Adınlık Gazetesi 20 Ekim 1996’da manşetlere taşımış ve “Abramowitz Tayyib’i Erbakan’ın yerine hazırlıyor” demişti. O yıllar “Model Ülke Türkiye” ve “Ilımlı İslam” kavramlarının hayatımıza girdiği dönemlerdi. Batılı stratejistler ne yaparlarsa yapsınlar Erbakan’ın yükselişini önleyemiyorlar, batı dünyasının İran, Irak ve Suriye ile yaşadığı sorunlar karşısında NATO üyesi Türkiye’nin ve Türk halkının İran, Irak ve Suriye’den yana tavır koymasını anlayamıyorlardı. İşte bu yüzden çözüm olarak yüzünü batıya dönmüş ılımlı islam modeli ile birlikte AKP doğdu.

Aynı eller Deniz Baykal’ı kaset komplosu ile devirip yıldızını parlattıkları Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP genel başkanlığına taşıdı. Bu karanlık eller 2003 yılından beri AKP hükümetini iktidarda tutup, muhalefeti kontrolleri altına almaya çalışıyor. İrili ufaklı partileri devşirip AKP bünyesine katıyor, bunu başaramazlarsa siyaset arenasından siliyor. Belki de Muhsin Yazıcıoğlu suikastini yine bu karanlık eller gerçekleştirdi. İYİ Parti ise bu karanlık ellerin her türlü engellemesine rağmen siyaset arenasına girmeyi ve oyunları bozmayı başardı.

Bugün ise dikkat çekici olan Muharrem İnce kartının kullanılmasıdır. Görünen o ki bir dönem daha Recep Tayyip Erdoğan iktidarda tutulmak isteniyor. AKP’ye seçim kazandırmak için yeteri kadar güçlendiremeyeceklerini anlayanlar muhalefeti zayıflatarak ve birlikteliklerini bozarak AKP’yi gelecek dönem yeniden iktidarda tutma stratejisini izliyorlar. Muharrem İnce’nin kuracağı partinin kimin işine yarayacağı bellidir, alabileceği oy bellidir, bunu en çok hangi medyanın dillendirdiği ve kaşıdığı bellidir. Eğer akşamları haber programlarını açarsanız pişirilip Türk halkının önüne konulan ve TV’lerde tartışılması istenen iki konu var. Birincisi Meral Akşener’e eve dön çağrısı, ikincisi Muharrem İnce’nin yeni parti oluşumu. Görünen köy kılavuz istemez diye bir deyimimiz var aynen öyle. Muharrem İnce’nin bu millete hizmet edeceği en önemli yer CHP saflarıdır. Bunun dışındaki her yeni oluşum Türk siyasetini dizayn etmeye çalışan karanlık ellerin işine yarar.

Türk siyasetine müdahale eden karanlık eller kim peki; o eller sadece Türkiye değil, Kuzey Afrika’dan Arap Yarımadasına kadar her yere müdahale ediyor.  Saddam’ın devrilişinden Kaddafi’nin öldürülüşüne, Arap Baharı’ndan Suriye iç savaşına kadar hep o eller devrede.  Eşref Bitlis suikasti ve pek çok faili meçhul cinayetlerin ardında hep aynı akıl var. İşte bu akıl, yeniden Osmanlı rüyası gören ve Ortadoğu bataklığına sürüklenen borçlu bir Türkiye istiyor. Çünkü nüfusu bir milyardan fazla olan bölge insanını sömürmenin ve yönetmenin yolu buradan geçiyor. Yoksa başka türlü bu halkların kaynaklarını tüketemezler, buralara kendi mallarını ve silahlarını satıp pazarlaştıramazlar…

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM