• DOLAR
    7,7355
  • EURO
    9,0623
  • ALTIN
    469,47
  • BIST
    1,1720
GÜNÜMÜZDE ATATÜRKÇÜLÜĞÜ İYİ ANLAYABİLMEK…

GÜNÜMÜZDE ATATÜRKÇÜLÜĞÜ İYİ ANLAYABİLMEK…

Atatürkçülüğü İyi Anlayabilmek!
Atatürkçülüğü iyice anlayabilmek için, O’nun ilkelerini devrimlerini çok iyi bilmek ve anlamakla ancak mümkün olabilir.
1919’da Anadolu’ya ilk ayak bastığı günden başlayarak, uğruna mücadele verilmiş, birer birer kazanılmış, gerçekleştirilmiş bu ilkeleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:

1-) Anti emperyalizm; Yani kayıtsız şartsız bağımsızlık. Bu konuda her türlü kayıtlara tavizlere karşı inançlı bir duruş direniş.

2-) Dünya milletleri arasında ancak eşit şartlarla işbirliği.

3-) Kayıtsız şartsız halk egemenliği, milli iradeyi hakim kılmak, zûmre, şahıs ve kişilik tahammûllerine karşı direniş. Gazi Atatürk’ün anladığı ve vasiyet ettiği anlamda Cumhuriyetçilik budur.

4-) Misak-ı Milli sınırları içinde Milli Vatan, Milli Misak-ı sınırları kayıtları dahilinde millet anlayışı, topraklarımızın dışında kalan Türklere karşı kardeşlik sevgisi. Türk sınırları içinde kültür birliği ve milli bütünlük.

5-) Milli Gurur: Başka milletler karşısında her türlü aşağılık duygusundan silkinmiş. Ama çağdaş uygarlığın yoksun olduğumuz değerlerine, teknik gücüne ve organlarına karşı ihtirasla yöneliş.

6-) Siyaseti bir spekülasyon konusu değil, bir program, bir yaşam biçimi ve inşası olarak temel almaktır.

7-) Din ve dini inançları mutlak olarak siyaset dışı bırakmak.

😎 Her türlü taassuba karşı direniş. Fikirleri durdurmamak ve insanları putlaştırmamak.

Bu ilkeler ışığında Atatürkçülüğün ne olduğunu araştırırsak görüyoruz ki;

Atatürk’çülük bir ilim ve heyecan sistemi olmaktan, ziyade, bir ruh ve zihniyet meselesidir.

Bu ruh ve zihniyetin yapısı ise duygu ve heyecandan ziyade, çağın akışına dayanır. Milletlerin yaşadığı şartların doğru değerlendirilmesine dayanır. Geriye değil ileriye, çağın ilkelerine yönelen akıl ve mantık gerçeklerine uygun bir dinamizmine dayanmaktadır.

Bu Gazi Atatürk’ün fethedebildiği siperlerden bir adım geri atmadan, hiçbirini feda etmeden çağın gereklerine ve hızına ayak uydurmak demektir. Gazi Atatürk’ün daha ilk günden başlayarak daima her şey saydığı HALK YARARINA YENİ KANUNLAR, YENİ ORGANLAR, YENİ KURUMLAR PEŞİNDE KOŞMAK DEMEKTİR.

İŞTE ATATÜRKÇÜLÜK TAM BUDUR…

Atatürkçülük, Atatürk’e dönüş demek değildir.

Atatürkçülük Atatürk’ün bıraktığı yerden onu daha da ileriye götürmektir.

Ve bunun ölçüsü basittir etrafımıza baktığımızda, toplumun sesini dinlediğimizde, kendimizi hala GAZİ ATATÜRK’ÜN FETHEDEBİLDİĞİ KAZANDIĞI SINIRLARI HALKIMIZ OLARAK KORUYAMAMIŞ BULUNUYORSAK, Bunun akabinde On’dan sonrasında İLERLEMEMİŞİZ VE GERİLEMİŞSEK HALKIMIZ OLARAK BU BİZLERİN SUCUDUR…

Sonuçta özetlersek; Halk işlerinde, yaşayışında, üretiminde, eğitiminde, sanatta, fikirde ve duyguda asrın medeni ve sosyal inançlarına yöneliş, işte ATATÜRKÇÜLÜK TAM OLARAK BUDUR…

O halktan biri olarak doğdu. Bir adsızdı. Adını yaptı ama öldüğü gün O’na MİLLETİN EN BÜYÜĞÜ EVLADI DEDİLER. Şimdi hem kendi SOYDAŞLARI, hem bütün DÜNYA İNSANLARI!

O’nu böylece saygıyla hatırlar ve çokça anarlar…

YAZAR: Orhan ORGARUN

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
analar orgarun

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?