• DOLAR
    7,7210
  • EURO
    9,0602
  • ALTIN
    470,83
  • BIST
    1,1716
GAZİ ATATÜRK PARA VE MALA KARŞI,  İTİBAR EDEN MEYİLLİ OLAN BİR İNSAN DEĞİLDİ…

GAZİ ATATÜRK PARA VE MALA KARŞI, İTİBAR EDEN MEYİLLİ OLAN BİR İNSAN DEĞİLDİ…

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün Muhteşem Mirası!

“Kişinin namazına, orucuna, ibadetine bakmayın. Konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenirliğini ortaya koyup koymadığına, gücü eline aldığındaki o tavrına bakıp öyle bir şekilde değerlendirin.” (Kenzu’l-Ummal, h. No: 835).

Bu hadis-i şeriften yola çıkarak Gazi Mustafa Kemâl’in, Cumhuriyeti kurduktan sonra her bir konuda olduğu gibi parayla olan münasebeti de bize iyi bir örnektir. Atatürk’ün manevi kızı ve yanında bulunan dostları Ata’nın parayla olan ilişkisini anlatırken bir kez daha örnek Müslüman olduğuna hep birlikte şahit oluyoruz.

Zaten Gazi Paşa’da parayla ilgili konuyu “İNSAN, HÜRRİYET VASITASI OLARAK SERVETE SAHİP OLMALIDIR. YOKSA SERVETE ESİR OLMAK İÇİN DEĞİL” şeklinde açıklamıştır!

“Gazi Atatürk para ve mala karşı meyli olan bir insan değildi. Şahsi gelir ve masraflarıyla hiç de ilgilenmez fakat resmi masraflar ve devlet harcamaları konusunda çokta titiz davranırdı!

Gazi Atatürk parayı daima bir araç olarak görmüş, dünyalık servet onun için hiçbir zaman amaç olmamıştı. (A. Afet İnan, Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemâl Atatürk’ün El Yazıları s. 74).

Gazi Atatürk yurt gezilerinde hiç harcırah almadı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak, “Gezilerinde devletçe kendisine yalnızca ulaşım araçları sağlanıyordu. Diğer masraflar tamamen şahsına aitti. O’nun misafiri olarak beraber seyahat eden Başbakan ve bakanlarla maiyetleri yol masrafı ve yevmiye almakta idiler.” (Atatürk’ten Hatıralar, s. 691).

“Gazi Atatürk, Cumhurbaşkanı olarak 1927 senesine kadar ayda 5 bin lira maaş ve 7 bin lira olağanüstü ödenek olmak üzere toplam 12 bin lira maaş almıştır. 1931 senesinde eline geçen aylık maaş 13 bin 186 liradır. 1932 yılında yürürlüğe giren yüksek maaş ve ücretlere vergi getiren kanundan sonra O’nun da maaşı kesintiye uğramış ve aylık 9 bin 78 TL’ye düşmüştür. Bu maaşından yaptığı özel tasarrufları İş Bankası 4 numaralı hesaba yatırmıştır.

Vefatında hesabında 53 bin 463 lira 18 kuruş birikmiştir. Vefat ettiğinde şahsi banka hesabında ve emekli aylığının bulunduğu emekli hesabında toplam 73 bin 19 lira 98 kuruş vardı.

Aylık ortala geliri 10 bin lira olduğu kabul edildiğinde yaklaşık 7 aylık geliri kadar bir birikim demektir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, 30.08.2017 tarihli köşe yazısı, Yeni Mesaj Gazetesi).

Siz pek kıymetli okurlarım farkındaysanız salyaları akarak Gazi Atatürk’e küfredenler bir kez dahi O’nu DEVLETİN KASASINDAN ZENGİN OLMAKLA SUÇLAYAMAMIŞTIRLAR!

Çünkü Gazi Atatürk ahiret inancı ve milletine saygılı bir lider olması sebebiyle o daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında gelir ve giderleri yazmak için kendi cebinden verdiği parayla defter almıştır!

Ama O’na dinsiz iftirasını atanlar, el üzerinde tuttukları siyasetçiler için, “ÇALIYORLAR AMA ÇALIŞIYORLAR” ifadesini kullanabilecek kadar alçalmak konusunda hiçbir zaman AR ETMEDİLER!

GAZİ MUSTAFA KEMÂL DE İSTESEYDİ ZİMMETİNE PARA GEÇİREMEZ MİYDİ?

O’DA AYNI KONUMLARDAKİ BAŞKA LİDERLER GİBİ ZENGİN OLAMAZ MIYDI?

Gayet tabii de olurdu ama Gazi Atatürk, soyundan geldiği Ehl-i Beyt’in İslâm anlayışına sahip olan bir Müslüman olduğu için para O’nun nezdinde her zaman sadece ve sadece bir araç olmuştu!

Şimdi ise milyonlarca insan için örnek bir Müslüman ve örnek Devlet Adamlığıyla O’nu sürekli yâd ediyoruz…

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ü iyice tanıdıkça geriye bıraktığı maddi mirasıyla, mal varlığıyla değil, muhteşem imanlı duruşuyla O’nu sevenleri olarak anıp örnekler alıyoruz…

Ruhu şâd olsun.

YAZAR: Orhan ORGARUN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?