• DOLAR
    7,9522
  • EURO
    9,5046
  • ALTIN
    462,64
  • BIST
    10,6729
“Sinema önce ticari bir iş, sonra sanattır”

“Sinema önce ticari bir iş, sonra sanattır”

1980 yılından beri Erdek’e bağlı Ocaklar Mahallesi’nde yaşayan Yeşilçam efsanesi oyuncu Ahmet Mekin, Yeşilçam’a istemeyerek girdikten sonra sinemayı sevdiğini belirtti.

Mekin, ticaret yaşamında başarısız olup, iflas ettikten sonra Bakırköy’den arkadaşı Kenan Pars’ın teşvikiyle sinemaya, 25 yaşında,  “Mahşere Kadar” isimli filmle, 25 yaşından sonra başladığında, henüz rol almadan önüne yüklü bir para konulduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Sinemaya girerken, yeteneğim olup olmadığını bile bilmiyordum. Daha önce Yeşilçam filmlerini beğenmez, hatta alay ederdim. Sinemaya isteğim de yoktu. ‘Bir kez oynar, bırakırım’ diyordum. Ama bir de baktım ki, 200’e yakın filmde rol almışım. Şimdi ise Yeşilçam’a büyük saygı duyuyorum.”

SİNEMADA OYNAMADAN OYNAMAK ÖNEMLİ

Sinemada “Oynamadan oynamak”tan yana olduğuna işaret eden Mekin, şu değerlendirmede bulundu:

“Abartılı oyunları sevmiyorum. Doğal oyunculuktan yanayım. Ben buna ‘Oynamadan oynamak’ diyorum. Sinemada gerçek oyuncu gözleriyle oynar, mimik ve hareketleriyle değil.”

“SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM”DA KADININ GÜCÜ

Türk sinemasında bir klasik durumuna gelen “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın, Cengiz Aytmatov’un romanından, Ali Özgentürk tarafından çok başarılı bir şekilde uyarlandığına dikkati çeken Mekin, şunları söyledi:

“Bu filmde evrensel bir hikaye anlatılıyor. İnsan ilişkileri dile getiriliyor. Ama bence filmde asıl altının çizilmesi gereken nokta kadının gücüdür. Filmde, Türkan Şoray’ın canlandırdığı kadın kişiliği çok güçlüdür.”

DİSİPLİN VE MESLEĞE SAYGI

Bir oyuncunun başarısı için yeteneğin başta geldiğine işaret eden Mekin, daha sonra ise disiplin ve mesleğe saygı gelir” dedi.

Eski dönemde çalıştığı tüm aktörler ve aktrislerin hepsinin, kendisi kadar disiplinli olduğunu vurgulayan Ahmet Mekin, şunları anlattı:

“Eski yıllarda oyuncular çok zor koşullarda, dayanışma içinde çalışırlardı. Setlere, bir minibüsle, hep birlikte giderdik. Sık sık çekimde kullanılan araç-gereçleri, malzemeleri bile biz taşırdık. Şimdi ise setler çok kalabalık. Kimse kimseyi tanımıyor. İşinizi yapıp, setten ayrılıyorsunuz.”

KENDİ FİLMLERİMİ İZLEMİYORUM

Bugüne dek rol aldığı filmlerin hiçbirini daha sonra izlemediğini belirten Mekin, dizilerde rol almayı çok sevmediğine işaret ederek, “Diziler, fabrikasyon bir iş” diye konuştu.

Sinemanın da aslında “Ticaret+ Sanat” olduğunun altını çizen Mekin, şunları aktardı:

“Sinema, bazılarının öne sürdüğü gibi, ‘Sanat+Ticaret’ değil, ‘Ticaret+Sanat’tır. Çünkü bir film, zarar etmek için değil, kâr sağlamak için yapılır. Yapımcı, büyük paralar döktüğü filminin zarar etmesini ister mi?”

Mekin, genç oyunculara ise şu mesajı verdi:

“Oyuncu olmak için yalnız istek yetmez. Öncelikle yetenek gerekir. Daha sonra ise çok çalışmak ve emek vermek, oyuncu olmanın temel ilkeleridir.”

Yeşilçam’ın emektar oyuncusu Ahmet Mekin, mesleğini bir “kamu görevi” olarak düşündüğünü vurgulayarak, “Beni sevenlerin, birlikte fotoğraf çektirme isteklerini hiç geri çevirmiyorum. Çünkü onlar yıllardır benim filmlerimi izlediler. Onlardan fotoğrafı mı esirgeyeceğim?” diye konuştu.

Haber: Önder BALIKÇI

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?