Basın Gazetesi
Yaşasın Hukuk!
Sosyal Medyada Paylaş
4 Ocak 2021
Önder Balıkçı

Yaşasın Hukuk!

Hükümetin beğenmediğim çalışmalarının yanı sıra doğru bulduklarım da vardır.

Doğru bulduklarım arasında, “sosyal medya” denilen, artık “çöplük” durumuna dönüşmüş bu alana bir denetim mekanizması getirme girişimi de gelir.

Sosyal medya denilen çöplükte milyonlarca kişi, “kabadayı” tavrı içinde hareket ediyor. Kimileri kendi ismiyle, kimileri ise takma isimlerle karşısındakine küfürler ve hakaretler yağdırıyor, iftiralar atıyor, yalanlar uyduruyor, hiçbir kanıt ve belgeye dayanmaksızın itibarlarla oynamaya, kamuoyunda algı operasyonları yapmaya çalışıyor.

1972 yılından beri aralıksız olarak gazetecilik mesleğinin içinde, onurumla yer alıyorum. Öğretmenlik yaşamım boyunca da hiçbir yanlışım, lekem olmaksızın öğrenci yetiştirmenin onur ve gururunu yaşadım. Halen beni sık sık arayan öğrencilerim, en büyük mutluluğumdur.

Beni tanıyanlar bilir.

Gazetecilik mesleği içinde meslektaşlarım ile çok gerekmedikçe hiçbir zaman polemiğe girmemeye özen gösterdim. Aynı şekilde, sosyal medyada da hep bu ilkeme bağlı kalarak polemiklere karışmadım. Sosyal medya hesabımı çok kısıtlı ve dikkatli kullandım.

Ancak siz ne kadar özenli davranırsanız davranın, sosyal medyanın getirdiği yasal boşluk, milyonlarca kişiyi “klavye kahramanı(!)” yapıyor. Bir bakıyorsunuz ki, size bir kahraman(!) tarafından küfredilmiş, hakaret edilmiş, iftira atılmış.

Bu durumlarda ne mi yapıyorum. Tabii ki, hemen yargıya başvuruyorum, hukuka sığınıyorum. Son yıllarda çok yara alsa da, eleştirilse de, hukuktan başka sığınacak bir liman olmadığına inanıyorum.

Geçtiğimiz yıllarda da, bu çeşit hakaret ve iftiralarla karşılaştığımda hemen yargıya başvurdum. Bu başvurulardan birini, “Bandırma Manşet”in sahibi, çok eski arkadaşım Zeki Karadeniz ile birlikte, ismi önemli olmayan bir kişi hakkında yaptık. Bu kişi, sadece bir duruşma sonunda bizlere hakaret suçundan mahkum oldu.

Ayrıca, kişisel olarak yargıya yaptığım bir başvuru sonunda açılan kamu davası da, 29 Aralık 2020’de sonuçlanarak karara bağlandı. İki yıl kadar süren yargılama sonunda, ismi yine gerekli değil, beni telefonla tehdit eden bir kişi daha mahkum oldu. Bu kişi, beni telefon mesajıyla tehdit ettikten sonra açılan davanın ardından, sosyal medya denilen çöplükte bana hakaret ve hiçbir kanıtı olmayan iftiralarını sürdürmüştü. Yargılandığı mahkemede, ayrıca bu hakaret ve iftiralarını gösteren kupürleri de ekleyerek, dava dosyasına girmesini sağladım. Tabii ki sayın mahkeme, hem tehdit, hem de bu hakaret ve iftiraları değerlendirerek, söz konusu kişi hakkında mahkumiyet kararı verdi. Şimdi, bu kişi hakkında manevi tazminat açıp açmama konusunda karar aşamasındayım. Derdim asla para değil! Amacım sadece insanların onuruna sorumsuzca saldırılmaması gerektiğinin altını çizmek!

1972 yılından bu yana sürdürdüğüm gazetecilik yaşamımda, kimseye hakaret etmedim. Belgesiz, dayanaksız itham ve iftiralarda bulunmadım. Bu süre içinde bırakın yargıdan hiçbir ceza almamamı, vicdanlarda da mahkum olmadım.

“Zamana karşı yarış” olarak da nitelendirilen bu meslekte elbette ki, istemeden yaptığım hatalar olmuştur. Bu durumlarda mutlaka yanlışımı düzelttim. Yanıt hakkına her zaman saygılı oldum.

Neyse, son sözümüz mü?

Yaşasın hukuk!

***

Tüm okurlarımın yeni yıllarını yürekten kutluyor, 2021’in sağlık, mutluluk ve umut getirmesini diliyorum.

Bir Yorum Bırak

Tüm Hakları Saklıdır ©2020