• DOLAR
    $3.394,8000
  • EURO
    $1,5185
  • ALTIN
    $44.540,6200
  • BIST
    $288,3000
İŞTE BÖYLE DE OLDU…

İŞTE BÖYLE DE OLDU…

* ”Memleket mutlaka asri, medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Gizlenen Tarih..

Tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkumdur. O halde hepimizin tarihimizi çok iyi bilmesi gereklidir. Ama bunu derin tarihi bilgiler vererek değil, hayal ederek, o dönemi yaşayarak öğrenilmesini istiyor ve temenni ediyorum…

Gözlerinizi kapatın ve hayal kurun. Kurtuluş Savaşı öncesi Osmanlı Devleti nasıldı, insanları ne haldeydi, nasıl bir kurtuluş mücadelesi gerçekleşmişti?

Osmanlı Devleti son zamanlarda vatan topraklarını bir bir kaybetmiş, İngiltere ve İtilaf Devletlerine vatanı peşkeş çekmiş, vatan topraklarına yabancı askerler girmeye başlamıştı. Halk savaşlardan bezmiş, zaten oğlunu ya da eşini savaşlarda kaybetmiş, açlıktan karnını nasıl doyuracağını ancak düşünecek vaziyetteydiler…

İnsanlara tek kurtuluş yolunun İngiliz himayesine girmek olduğunu aşılamaya çalışıyorlardı…

Ülkenin doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi işgal altındaydı. Vatana giren yabancı askerler, yerli halka çok büyük eziyetler yaptığı da tamamen doğruydu…

İşte böyle zor bir zamanda Ehl-i Beyt soyundan gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a 19 Mayıs 1919 günü ayak basmış ve kurtuluş için insanları ayıltmaya buradan başlamıştı. Bunun için önce en yakınlarından başlamış, kendi düşüncesini önce onlara anlatıp inandırmıştı…

Vatanın kurtuluşu, İngilizlerin himayesine girerek değil, birlik ve beraberlik içinde hareket edip düşmanı bu ülkeden kovmakta olduğunu görüyorlardı. Ama bunun için İstanbul Hükümetinden bir destek göremediler.

Padişah ve hükümet İtilaf Devletlerinin elinde neredeyse esir bir vaziyetteydi. Yegâne kurtuluş çaresi halkın doğrudan doğruya hakimiyeti eline alması ve iradesini kullanmasıydı…

İşte tam olarak böyle de oldu!

Kuvva Hareketi olarak ifade edilen ilk direnişlerde Milli Mücadele’yi başlatanlar arasında o dönemin Müftüleri, Hocaları yani Din Adamları da vardı. Gerçek din adamları, halkı Gazi Mustafa Kemal ile beraber olmaya çağırmışlardı. Göğsü imanla dolu bu vatansever hocaların tavrı eşsiz KURTULUŞ SAVAŞININ ZEMİNİNİ HAZIRLAMIŞTI…

Hocaların, Müftülerin halka yaptığı konuşmalar, miting bildirileri, açıkladıkları beyanlarla Kurtuluş Savaşı’nın iman gücüyle kazanıldığını gösteriyordu bizlere…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise göğsündeki iman ve cesaretle bu din alimlerine rehberlik ediyordu…

Öyle çetin zamanlardı ki, halkı uyandırmak, bu direnişte onları harekete geçirmek, güçlü gözüken düşmanla mücadele etmek…

Bizde para yok, silah yok, asker yok, araba yok. Düşmanda ise en son model silahlar, para çok, araba çok, mühimmat çok…

İşte böyle şartlarda ülke kurtuldu. Milletimizin göğsündeki iman ve Türk olmanın verdiği cesaretle… Şimdi bu kurtuluşta eğer ki biz manevi gücü görmezden gelirsek bu kutlu mücadeleyi de anlayamayız…

İşte biz bu bilgileri merhum rahmetli Prof. Dr. Haydar Baş’ın ‘HOŞ GELDİN ATATÜRK’ adlı eserinden öğrendik. Sizlere ve bizlere ne okulda ne de diğer kitaplarda bu önemli olan bilgiler hiç verilmemişti.

VERİLMİŞ İSE DE ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE, SAKLANILMAYA ÇALIŞILMIŞTI…

Üstü örtülen bilgileri gün ışığına çıkaran merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamıza ne kadar minnettarlığımızı sunsak azdır…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün EHL-İ BEYT SOYUNDAN geldiğini, HAFIZ olduğunu, Kurtuluş Savaşı başlamadan önce HACI BEKTAŞ VELİ HAZRETLERİNİN türbesine gidip orada dua ettiğini,

kurtuluş mücadelesini verirken gerçek DİN ADAMLARINDAN destek gördüğünü, o din adamlarına mecliste görevler verdiğini, Kurtuluş Savaşı’nın manevi yönünü biz daha önce hiç bu kadar ayrıntılı bilmiyorduk…

Türk Milleti o çaresizlik içindeyken ülke nasıl oldu da kurtuldu diye hiç düşünmedik, askeri yönden zayıf bir millet ancak ÇANAKKALE SAVAŞI’NDAKİ MANEVİ GÜÇ GİBİ KURTULACAĞINI BİLMELİYDİK…

Ama biz şimdi merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız sayesinde çok iyi biliyoruz;

TARİHİMİZİ DE, MANEVİ YÖNDEN GÜÇLÜ OLMAMIZ GEREKTİĞİNİ DE…

Şu açıkça iyi bilinmeli ki o zaman Allah (c.c.) nasıl vatanımıza Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü gönderdiyse, şimdi yine iyi bilinmeli ki vatanımızın içinde bulunduğu bu çaresizlik içinde yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi birini veya onun gibi düşünen birilerini gönderecektir….

Türk Milleti olarak Gazi Atatürk’ün ve onun gibi düşünen kimselerin pek kıymetini hiç de bilemedik halkımız olarak. O’nu ve onlar gibi düşünenleri pek anlamadık ve dinlemedik, halbuki “O”, hem vatanımızı hem de ahiretimizi kurtarmak için çok uğraştılar…

Bazılarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamaları için çok çalışması gerek Atatürk’ü anlayamayan nesil 12 adalardan tut K.K.T.C den çık oradan A.B’ye bağlan anlayamadıkları için bu ülkenin topraklarından neler neler taviz verdiklerine iyi bakalım. Yavru vatanı K.K.T.C. fuhuş ve kumar batağına düşüren bu anlayışsızlar. Vatan millet edebiyatı patlatıp Dimitri’nin otelin de tabak kıranlar. Ülkesinin bekasını tehlikeye düşürenlerden. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamalarını beklemeyin çok yanılırsınız. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Sizler anlamayın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlayanlar onu çok iyi anladılar.

Ama yine de iş işten geçmiş değildir, onun evlatları şimdi de aramızda ve yanımızdadırlar…

Gelin şimdi hiç vakit kaybetmeden onlara sahip çıkalım ve VATANIMIZA GÖZ DİKEN ŞER ODAKLARINA ASLA FIRSAT VERMEYELİM…

YAZAR: Orhan ORGARUN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?