• DOLAR
    $4.225,5300
  • EURO
    $1,1021
  • ALTIN
    $62.921,0600
  • BIST
    $195,1000
SONUNDA DENİZLERİDE ÖLDÜRDÜNÜZ

SONUNDA DENİZLERİDE ÖLDÜRDÜNÜZ

SONUNDA DENİZLERİDE ÖLDÜRDÜNÜZ

Marmara Denizi SOS veriyor

Yıllarca ‘Küresel İklim Felaketi’ ile ilgili, onlarca yazı yazdım. Çevre bizim değil, gelecek kuşaklar adına, korumamız ve kollamamız gereken bir husus. Çünkü gelecek nesillere, iyi ve yaşanabilir bir dünya bırakmak, bizim görevimizdir. Ama bu gün, bunun olmadığını görmek, gerçekten üzüyor beni.

Hatta 1990′ dan itibaren NASA’ nın, bu konuda yaptığı çalışmaları, yine bu değerlendirmeleri, ABD Hükümetine sunarak, konunun ne kadar önemli ve acil bir eylem planı gerektirdiğini, bunun sonucunda da, dönemin ABD Başkanı Bush’un, 2004’te güncellediği ‘Büyük Orta Doğu Projesi’, bilinen ismiyle BOP’ un, hayata geçirilmesi, Orta Doğu Coğrafyasının bu günkü durumu, yine bu yüzyılın sonunda yaşanacak olan, Küresel İklim Felaketi ile ilgili olduğunu, tekrardan hatırlatmalıyım. Çünkü; Küresel İklim yani yaşanan/yaşanacak olan çevre felaketi, BOP olmadan anlaşılamaz. BOP ile ilgili, çok geniş yazılar yazdım, sayfamda onları da bulabilirsiniz.

Bu günkü konumuz Marmara Denizi ve Deniz Kirliği

Marmara Denizi bu günlerde SOS veriyor. Bilim insanları, çevreciler, halk, bu kirliliğin boyutlarını tartışıyor. Çalışmalar yapıyor… Neden deniz salyası bu oranda arttı?

Fakat; bugün Marmara Denizinin, bugünkü durumu yani, SOS vermesi, bugünün konusu değil; geçmişten günümüze değin, başta İzmit Körfezinden başlamak üzere, yine bizim bölgemizde, Bandırma Körfezinde bulunan fabrikalar, mesela BAĞFAŞ yıllardır, Bandırma Körfezini mahvetti, denizini, kirletti. Hem denizi, hemde toprağı. Yine ETİBANK oda aynı BAĞFAŞ gibi denizi ve toprağı kirletti. Peki buna siyasiler, Milletvekilleri. Vs. bir şey yapabildiler mi? Hayır. Şimdi konuşmalarının, özellikle Bandırma Körfezinin kirliliği için deniz kirlendi demelerinin, bir anlamı var mı? Yok. Kimse bir şey yapamadı! Bandırma ve bölgesinde denize girmek, mümkün değil. Neden? Aşırı kirli ve tehlikeli, insan sağlığı yönünden.

Yine yıllardan beri, Bandırma’da; Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti ve Turizm Festivali düzenleniyor. Kuş Cenneti, yani festivale ismini veren ‘Manyas Kuş Cenneti Gölü’ yıllarca, bölgede kurulu fabrikaların atıkları ile kirletildi. Yine BANVİT ve diğer fabrikalar, atıkları ile gölü kirlettiler. Sonuç ‘ta herhangi bir yaptırım ile karşılaştılar mı? Hayır. Çünkü bugün kapitalizm değil, artık ‘vahşi kapitalizm’ kuralları işliyor. Çarklar dönsün, paralar kazanılsın, ama çevre kirlenmiş, doğa, hayvanlar, diğer canlılar ve insanlar olumsuz etkileniyormuş kimsenin umurunda değil? Çevre duyarlılığı yok maalesef, vahşi kapitalizmde.

Marmara Denizi yine geçen dönemde; 2014’de, dönemin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı, A.Edip Uğur tarafından, Bandırma ve Edincik hattı; ‘Sanayi Bölgesi’, Ayvalık, Altınoluk ve Edremit hattı ise ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilmiş, 1/100.000 planlar ile çalışmalara başlanarak, yine o dönemin, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile Fransa’ya gidilerek, Hollanda Rotterdam Limanı gibi bir liman ve yaşanabilir, bir şehir inşası için kredi aramışlardır. Daha sonra A.Edip Uğur görevden alınınca planları yırtmak zorunda kalmıştı. Planlar yırtıldı ama şimdi yeni planlar revize edildi.

Bu gün planlar, revize dilmiş olsa da; yine Bandırma ve Edincik hattında; Biga ve Çanakkale’ye kadar olan halen daha, SABANCI’ nın doğalgaz santralinin bulunduğu, bölgedeki deniz suyunu, 2-3 derce ısıttığı görmezden gelinerek, yine Bandırma-Edincik körfezinde, sanayi yatırımları için toprak alanlar, firmalar, gelecekte burada, kendi sanayi bölgelerini, kurma hayalini ertelememişlerdir. Mutlaka buraya sanayi bölgesi olacaktır.

Yine Bandırma-Çanakkale hattında; Biga, Çan, Kara Biga bölgesinde, özellikle Karabiga’ da, onlarca ‘Termik Santral’ hayat geçirilmiş, bölge halkı yıllarca, mahkeme mahkeme, dolaşarak, çevre felaketine, dur demek için mücadele etmiştir. Kendilerini o dönem, çok taktir etmiştim mücadeleleri için. Ama sonuçta yine Termik Santralleri, bölge insanını, çevreyi, denizi kirletmeye devam ediyor. Yine burada da, vahşi kapitalizm galip durumda.

Bandırma’da GÜMÇED; Güney Marmara Doğal ve Kültürel Hayatı Koruma Derneği, yıllar önce, Kuş Cenneti Gölünden numuneler alarak, analiz ettirmiş, gölde oksijen oranın sıfır seviyelerinde olduğu ve balıkların, oksijensiz ve kirli göl suyunda yaşamalarının, mümkün olmadığını, bırakınız balıkları, gölden su alan çiftçilerin, suladıkları mahsullerin bile, atık ve kirli sularla beslenen, Kuş Cenneti Gölünün kullanılmaması gerektiğini söyleyerek, basın açıklamaları yapmış, konuyu TBMM Çevre Komisyonuna ve Milletvekillerine götürmesine rağmen, Bandırma GÜMÇED’ te, kapitalizmin, yani vahşi kapitalizmin duvarlarını aşamamıştır. Milletvekilleri; Kuş Cenneti Gölünü kirletenlere karşı, herhangi bir netice alamamıştır.

Ayrıca, geçmiş yıllarda yine Bandırma ve Edincik hattında, Edincik ve Erdek körfezinin birleştiği noktalarda, Şirinçavuş’ ta Termik Santral, Edincik altında RO RO Limanı projeleri, bölge halkının desteği ile ÇED raporları, olumsuz sonuçlanması ile bölgeye yapılamamış olsa bile; bugün Bandırma-Edincik ve Çanakkale-Biga hattı 1/100.000 planların revize edilmesiyle, İstanbul ve İzmit bölgesini kirleten kapitalizm, halen daha Güney Marmara’dan vazgeçmemiştir. Bu gün planlar ertelenmiş olsa bile, gelecekte olmayacak diye bir şey yoktur. Çalışmalar belli bir program ile devam etmektedir.

Kapitalizm vazgeçer mi?

Çevre, sokak hayvanları, kadınlar ve onlara yapılan fiziksel ve psikolojik tazizler, engelliler ve toplumu ilgilendiren konular için çalıştığımı, herkes bilir. Bu konularda hassasım. Yine bölgemiz ve Bandırma. Bu günlerde deniz suyu salyası nedeniyle, artık SOS vermiş durumda. Denizin o kötü ve imdat diyen halini görmek, herkes gibi beni de üzüyor. Ne yapılabilir diye düşünüyorum? Kişisel olarak pek bir şey yapamam, biliyorum. Çünkü yıllarca kirlendi/kirletildi deniz.

Mesela; 3.Havalimanının yapılmasıyla, Kuzey Ormanlarının yakılıp yıkılması, Kaz Dağlarının, altın madencilerince talan edilmesi, ormanların yeni inşaat alanları açılması için yakılması, kontrolsüz büyüme ile yine kontrolsüz çevre katliamları, ülkemizin dağlarının madencilerce delik deşik edilmesi, ormanlarda kaçak ağaç kesimi, göllerin, nehirlerin ve denizlerin, yine fabrikalarca kirletilmesi sonucunda; Toprak, hava, su, çevre, hayvanlar, diğer canlılar ve bugün de Marmara Denizi SOS veriyor. Buna balıkçıların kaçak av ve avcılıklarını da ekleyelim.

Şimdi de, yine vahşi kapitalizm adına Karadeniz yayları, betona boğulurken, önce dik duran Rize halkı, ne oldu da birden bire, boyun eğdi çevre konusunda onu da anlamış değilim. Demek ki iktidar baskısı. Farkında değiller, kendi yaşam alanlarına sahip çıkmayarak, bence geleceklerine de sahip çıkmadıkları için torunlarına, nasıl bir çevre ve dünya bırakacaklar onu da anlamış değilim. Bile bile lades.

Sonuç Olarak;

Ülkemiz son 10 yıldır, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde ‘Vahşi Kapitalizm’ tarafından adeta, talan edilmektedir. Doğasını, denizini, toprağını, havasını, ormanlarını katlederek, bize yaşanmaz bir ülke bırakılmaktadır. Nereye çevre anlamında el atsak, nereye karşı çıksak, siz yapacağımız fabrikalara karşı çıkıyorsunuz diyerek, bizi eleştiriyorlar. Fabrika yapmak başka, çevre katliamı yapmak başka.

O nedenle, bu gün sadece rant için düşünen, çalışan ve hareket edenler, kendileri için nasıl bir yaşanacak dünya bırakıyorlar farkında değiller. Yaşanmaz bir dünya bırakıyorlar farkında değiller.

Şimdi Marmara Denizi SOS veriyor.

Bu gün yetkililerin, eski Milletvekillerinin, siyaset içinde olanların, yada şehrinde siyaset yapanların, Marmara Denizi bitti, burada hayat bitti, deniz kirliliği var gibi timsah gözyaşları gerçeği yansıtmıyor. Biliyoruz yaşanan süreçleri.

Bu şehrin ekmeğini yiyen, suyunu içen, bu şehir için Büyükşehir’ de, siyaset yapanların, Balıkesir Büyükşehir’in yaptırımlarına ses çıkartmayanların, görmezden gelenlerin ve bugün denize girilemez durumdaki şehrinin ve bölgesinin durumu, ortada iken, halen daha önlem almayan, alamayan kim varsa, bu gün Marmara Denizinin bu günkü durumundan sorumludur.

Sen ne yaptın?

Derler adama!

Sen ne yaptın? Üstün yetkilerle donanmışken?

Hiç kimse bir şey yapmadı, yetkiler ile donanmışken.

Daha çok, görmezden gelindi.

Toprağımız, havamız, suyumuz, çevremiz derken artık denizlerimizde öldü.

Marmara Denizi SOS veriyor.

Çünkü onu da öldürdünüz!

Gelecek olan, Küresel İklim Felaketine siz davetiye çıkardınız.

Ah kapitalizm, pardon Vahşi Kapitalizm…

Can Emre

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Marmara Denizi

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?