• DOLAR
    6,8653
  • EURO
    7,7609
  • ALTIN
    398,26
  • BIST
    1,1295
Sevda Arslan
Sevda  Arslan
bsevdaarslan@gmail.com
Gökten Koç İnmez
  • 0
  • 24 Haziran 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Hayatımız İbrahim kıssasının gerçek olmasını umut etmekle geçiyor.

En dar anımızda yüce bir güç, gerçek kurbanı sunacak ve biz kurtulacağız. Bu kıssanın her sahnesinde oynuyoruz üstelik. Her an bir nefes azalırken ömürden Tanrı, İbrâhim, İsmail ve Koç oluyoruz.

“Sen çok farklısın, ilk kez böyle hissediyorum, senin yanında başka biri oluyorum, diğerlerine hiç benzemiyorsun” diyerek birileri bizi tanrı yapıyor, bu eski masala inanıp kendi gücümüzle sarhoş oluyor, her şeye muktedir sanıyoruz kendimizi, çok seviyoruz tanrı olmayı. Mutsuz, tövbekar kulumuzun dileklerini yerine getirmek için tanrılığımızı gösteriyoruz. Onu değiştirebileceğimizi biliyoruz.

İbrahim’in elinde kurban olan başka bir kadını- erkeği azat ediyoruz, gökten ona yeni bir kurbanı -kendimizi- indiriyoruz.

Kulumuz yeni Tanrı-kurbanıyla saadetlerin en büyüğünü yaşıyor derken o da ne?

“Farklılıklar, biriciklikler, sen çok özelsinler, senden sonra aslalar”birer efsaneye dönmüş. Yine de yarı Tanrı olarak onu değiştirebileceğimizi umut ediyoruz. Mutlu edilen kul yeniden mutsuz, elindeki Tanrı- kurbanın tanrılığı gitmiş kurbanı kalmış. Tanrılıktan İsmailliğe düşmüşüz. Bıçak boynumuzda “Sen aslında benim kim olduğumu biliyordun, ben böyleyim, beni böyle kabul ettin, sen de herkes gibisin”

Onu asla değiştiremeyeceğimizi artık biliyoruz.

Boynumuzda bıçak gözümüz gökyüzünde bekliyoruz, gökten bizi kurtaracak koç iner mi?

İnmez..

Peki sen bugünlerde Tanrı mısın, İbrahim mi, azat edilen İsmail mi, kurban edilen koç mu?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM