• DOLAR
    6,8699
  • EURO
    7,7155
  • ALTIN
    392,26
  • BIST
    1,1229
İncilâ Çalışkan
İncilâ  Çalışkan
bandirmagazetecilercemiyeti@hotmail.com
Çanlar Vadisi
  • 0
  • 29 Haziran 2020 Pazartesi
  • +
  • -

İncilâ ÇALIŞKAN

“Çanlar Vadisi’ne gidiyoruz.” dedi Çağlayan. Şimdi, de­dim içimden, yine bizi dağ tepe dolaştıracak! Sevdiğim dağ sularından içmek için çantama porselen çay fincanımı yerleş­tirdim. Gerçi elimi çeşmelere dayayıp içiyorum ama kandırmıyor. Kana kana bardak dolusu karlı su içmek isteğim, bana doyulmaz bir tat verecekmiş gibi geliyor…

Yine derin vadilerin kıyısından ve mükemmel yol­lardan, köprülerden geçiyoruz. Çam ormanları, kat kat vadilerin giysileri gibi… Kızım Çiğdem, vadilerin dibindeki çağıl­dayan derelerde kanocuların fotoğraflarını çekmek için, uğraşıyor.

Pencereleri pembe-kırmızı sar­dunya çiçekli otelleri geçiyoruz. Kırmızı kiremitli ahşap dağ evlerinin, yemyeşil Alp çayırlarını “kilim nakışları” gibi süslediğini görüyoruz. Temmuz sıcağında, o serinliği içe işleyen dağ ve çimen kokusunu ciğerleri­mize çekiyoruz.

Orman birdenbire bitti. Çok yüksekteyiz şimdi. Avusturya Tirolleri yumuşak tepeler, zümrüt yeşili ot­larla kaplı. Basınca ayaklarımız gömülüyor. Dizlerimizi örttü otlar. Arasında rengârenk çiçekler… Yere oturunca yu­muşak bir minderdeyiz sandık. Çayıra uzanıp gökyüzündeki karnabahara ben­zeyen bembeyaz bulutlara bakıyoruz. Bu bulutlar sağa­nak yağmurun habercisi! Her yönden çeşitli tonda çan sesleri duymaya başladık. Merak içindeyiz. İşte önü­müzdeki tepeyi aşınca, geniş bir alana dağılmış yüzler­ce montofon ineğini gördük. Her biri günde otuz ile elli kilo arası süt veren inekler. Boyunlarına çeşitli büyüklük­te çan asılmış. Dağların müziğini oluşturan çan sesleri, bitmeyen bir dağ senfonisi yaratıyor, böylece hiç eksilmeden sürüp gidiyor. Ne çoban, ne bekçi gerekiyor… Uçsuz bucaksız Alp çayırlarında öz­gürce otlayan Avusturya’nın mutlu inekleri…

Bu çayırlar yaz boyu üç dört kez biçilip, otlar kurutulu­yor. Uzun ve karlı geçen kış ayları için bu kuru otlar depolanıyor. Bol süt veren inekler de bu kuru otlarla bahara çıkabiliyor.

Trende rastladığımız Türk işçilerinin, pencereden gördükleri bu ineklere bakıp:

“Neden bizim ineklerimiz çok zayıftır? Avusturya inekleri, hem çok besili, hem de çok süt veriyor,” diye dertlendiklerini hatırladım birden.

Alp çayırları diz boyu yemyeşil otların arasında renkli çiçeklerden oluşuyor. Bu ot çeşitleri besleyici türlerden. Üç haftada biçilip kurutuluyor. Biçilen tarla sürülüp gübreleniyor, akşama sağanak yağmurla gübre suyu köklere iniyor, otlar beslenip tekrar boy veriyor. Yaz boyu defalarca biçilen çayır otları kurutulup balya yapılıyor, kış için samanlıklarda saklanıyor.

Uzayıp giden tren yoluna, tepenin altında kalan bö­lümü için, çığ düşmesin diye, kilometrelerce beton parmaklıklı koruma tüneli yapılmış. Tren âdeta yüzler­ce direği olan uzun bir koridordan geçer gibi, akıp gi­diyor. Ne yol kapanması, ne ulaşımın aksaması söz konusu, kar gönlünce yağabilir!

Biz bunları düşünürken arabamızdan o kadar uzak­laşmışız ki… Dağların büyüsüne kaptırmışız kendimi­zi! Karnabahar bulutlar, çok yükselmiş. Birden sağa­nak yağmur başladı. Arabamıza koşarken çok ıslandık. Yağmur bardaktan değil, kovadan boşalıyordu! Bu, canım çayırların sırrını çözmüştük!

                                

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM