• DOLAR
    7,6427
  • EURO
    8,9029
  • ALTIN
    456,88
  • BIST
    1,1638
CUMHURİYET BİR MÜCİZEDİR…

CUMHURİYET BİR MÜCİZEDİR…

Türk Devriminin baş mimarı Gazi Atatürk, 1923-1929 yılları arasında yapılanları yeterli görmeyerek dünyanın ekonomik bir krizle sarsıldığı 1929 yılında, hükümeti “EN SON METOTLARA UYARAK” maddi yenilikler yapmaya; özellikle demiryolları inşa etmeye, üretimi artırmaya, toplumu modern hayata alıştırmaya çağırmıştır!

Gazi Atatürk’ün bu çağrısı doğrultusunda 1930 yılından itibaren ”MADDİ VE PRATİK HAYATIMIZDA” çok köklü yenilikler yapmıştır. Türkiye bir taraftan fabrikalar kurup, demiryolları inşa ederek geç kalmış sanayi devrimini yaparken; diğer taraftan da tarih, dil ve din alanlarında birbirini tamamlayan çalışmalarla geç kalmış rönesansını ve reformunu gerçekleştirmiştir!

Atatürk üç yıl sonra, 1933 yılında, bu sefer meclis konuşmasında, 1923-1933 arasındaki on yıl içinde özellikle ekonomide çok önemli hamleler yapıldığını, ancak bunların yeterli olmadığını, çok daha ileri hamleler yapılması gerektiğini şöyle ifade etmiştir:

“Geçen on yıl, gelecek dönemler için bir başlangıçtan başka bir şey değildir. Bununla beraber, eski dönemlerin tarihi karşısında Cumhuriyet’in bu on yılı eşi görülmemiş bir canlanış ve göz kamaştırıcı bir ileri atılış anıtıdır…

Gerçi tüm ürünlerimizin cins ve miktarı üzerindeki ilerlemelerimiz milletimizi oldukça ve her halde güvenilir bir duruma getirmiştir. Yüksek Tarım Enstitüsü’nün yetiştireceği yüksek mühendislerin ileride memlekete yararlı olacaklarında şüphe yoktur. Sanayideki teşebbüsler de, teşvik edecek ve cesaret verecek niteliktedir. Fakat memleketin vazgeçilmez, sanayisinin kurulması tamamlanmadıkça her bakımdan yürek rahatlığı duymamıza imkân yoktur…

Bu nedenle memleketin sanayi donanımını tamamlamak gereği her gün daha kaçınılmaz bir şekilde hızlı bir nitelik alıyor… Bu nedenle memleketin sanayi donanımını tamamlamak uğrunda tüm gayret ve dikkatinizi bu konu üzerine çekmeyi yerinde buluyorum…

Dünyanın ekonomik durumu henüz iyiliğe doğru fazla ümit vermemektedir…

Uluslararası Ekonomi Konferansı da şimdiye kadar olumlu bir sonuç vermemiştir…

Türkiye Cumhuriyeti’nin öteki devletlerle ilişkilerinin aradaki antlaşmalara ve uluslararası dostluk gereklerine uygun olarak genellikle iyi olduğunu söyleyebilirim… Birkaç yıldan beri ulusal ve uluslararası durumlar, her yıl bir öncekinden daha önemli olmaktadır. Açmakta olduğumuz ikinci on yıllık dönemin ilk yılı, yeni bir kararlılık ve güçlülük döneminin parlak örneği olacaktır.” (1 Kasım 1933 çalışma yılı “Meclis” açılış konuşması).

Atatürk, 29 Ekim 1933’teki onuncu yıl konuşmasında bir kere “AKILLI PROJELERİYLE” şekillenen Türk Devrimi’nden söz etmiştir. “AZ ZAMANDA ÇOK VE BÜYÜK İŞLER YAPTIK” diye başladığı meşhur konuşmasında şöyle devam etmiştir:

“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’dir. Bundaki başarıyı, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak kesin kararlı yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Milletimizi en geniş geçim araç ve kaynaklarına kavuşturacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız.

Bunun için zaman ölçümüz geçmiş yılların gevşeklik verici görüşüne göre değil, çağımızın hızlılık ve davranış kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla daha çok çalışacağız.

Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarıya ULAŞACAĞIMIZDA ŞÜPHEM YOKTUR. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk Milleti birlik ve beraberlikte güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale pozitif bilimdir!

Şunu önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk milletinin bir tarihsel niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, mili

birlik duygusunu sürekli olarak her türlü araç ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek, ulusal ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda, kendine düşen uygarlık görevini yapmakta başarılı kılacaktır.

Büyük Türk Milleti!

On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde başarı vadeden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki, bu sözlerimin hiçbirinde milletimin hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bugün aynı inanc ve kesinlikle söylüyorum ki, ulusal ülküyü tam bir bütünlükle yürütmekte olan Türk milletinin büyük bir millet olduğunu bütün uygarlık dünyası az zamanda bir kez daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygarlık vasfı ve büyük uygarlık yeteneği bundan sonraki gelişmesi ile, geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır…”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Avrupa’nın yaklaşık 500 yılda gerçekleştirdiği maddi ve kültürel gelişmeyi, TÜRKİYE AKILLI PROJELERİYLE YAKLAŞIK 15 YILDA GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR..!

İşte bu nedenle CUMHURİYET BİR MUCİZEDİR..!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?