• DOLAR
    $1.233,8800
  • EURO
    $0,2726
  • ALTIN
    $32.361,0000
  • BIST
    $138,0900
Sezen Öz
Sezen  Öz
sezennoz@gmail.com
Taciz, İfşa ve Linç
  • 0
  • 09 Aralık 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Uzun zamandır bu başlık altında bir yazı yazmak istiyordum fakat bir türlü toparlayamadığım için sürekli erteledim. Dün Twitter’da ‘’yine’’ ‘’ünlü bir yazar’’ hakkında ifşalar yayınlanınca yeniden tetiklendim.

Gerçekten artık hiçbir erkeğin tacizine şaşırmıyorum!

Akademide, edebiyat camiasında, evde, ilişkide ‘’erkek’’ hep aynı! Şahsen, ölen insanları anarken bile artık iki kere düşünüyorum. Mutlaka kirli bir geçmişiyle karşılaşıyorum.

Bunlar elbette ki zamanla artmadı, hep vardı. Kadınlar ancak seslerini yükseltmeye başladılar. Bu da açıkça feminizmin başarısıdır. Feminist bilinç gitgide artıyor ve toplumun her kesiminde yaygınlaşıyor. Kadınlar artık korkmuyorlar, taciz gibi ağır travmatik olaylarda bile, kendilerini ifade edebilme cesareti gösteriyorlar.

Bir tacizi kabullenmek ne kadar zordur, yaşayan bilir. Hele ki karşınızdaki kişi hiç beklemediğiniz biriyse, yaş olarak büyükse, toplum tarafından kabul görmüş, “saygın”, sevilen biriyse.

“Net” ibareler yoksa kendiniz bile inkâr edersiniz. “Hayır öyle değil!”, “Ben yanlış anladım.”, “O öyle biri değil!”… Böyle bir durumu kendimiz bile kabullenemezken acaba başkası ne der?

Toplum ne der?..

Taciz “çok net” ise bile bu toplum sizden önce kanıt ister. Yalan söylüyorsunuzdur, iftiradır, dikkat çekmek isteyen bir kadınsınızdır, sadece.

“Kadının beyanı esastır” hayal bu ülkede…

Entelektüel ya da ün sahibi bir erkek öldüğünde, sevdiğim biriyse dahi anmaya korkuyorum dedim ya; o büyük ustaların, üstatların, duayenlerin kim bilir içlerinde kaç tane tacizci, tecavüzcü vardı… Sümen altı edildi, tarihe karıştı.

O yüzden susmayın, bitsin!

Böyle durumlarda fail cezasını yaşarken çeksin.

Bedelini mutlaka ödesin!

Ödesin ki aklı başına gelsin, bir daha aynısını bir başkasına yapamasın. Olay fail zincirine dönüşmesin, son bulsun!

İşin ilişkisel boyutuna da bakacak olursak; of…

O kadar flu bir alan ki bu!

Eğer tacize ilişki içerisinde bulunduğunuz bir erkek tarafından uğruyorsanız; geçmiş olsun! Bunun bir taciz olduğunu kabullenmek, “onun” kötü biri olduğunu kabullenmek, kimsenin size hak vermeyeceğini kabullenmek…

O kadar yorucu, o kadar yıkıcı bir süreç ki bu.

Başta kendinizle, sonra toplumla savaşıyorsunuz. Sonuçta siz yenik çıkıyorsunuz. Erkek, her zamanki gibi sapasağlam ayakta!

Bir insan ilişki içinde de tacize uğrayabilir. Evlilik, sevgililik, flört tacizi, tecavüzü meşrulaştıramaz! Evli olduğu için, sevgili konumunda olduğu için uğradığı tacizi, tecavüzü anlatamayan o kadar çok kadın var ki, inanamazsınız.

Taciz, tecavüz gibi olayları cahil, kaba, sağ cenaha iteleyen entelektüellerin, akademiklerin ve solcu abilerin de dibi tuttu artık farkındaysanız.

Sonunda!

Bu grubun özellikle toplumda güveniliritesi o kadar yüksek ki, mağdurlar daha yeni yeni cesaret edebiliyorlar ifşaya. Ve sonrasında gelecek olan linçe.

Erkek adalet, yine nasıl yapıyorsa yapıyor faili mağdurlaştırıyor. İfşayı gerçekleştiren kişiye öyle ithamlarda bulunuyorlar ki, yaptığına yapacağına pişman ediyorlar.

Fakat artık devir değişti. Kadınlar birbirinden güç alıyor. Çünkü bu ülkede yaşayan her kadın bu duyguyu çok iyi biliyor.

“Ben hiç tacize uğramadım.” diyebilen bir kadın var mı içimizde?

Toplumda iyi yerlere gelseler bile erkek hep erkek. ‘’Törpüleyin abicim artık kendinizi!’’  Aksi halde bir gün sıra size de gelecek. Kadınların şakası yok, haberiniz olsun 🙂

  • 25 Kasım 2020 tarihindeki yürüyüşlerden bir pankart.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM